12 EYLÜL’DEN KİM HESAP SORACAK?

2010-04-07 19:07:00

AKP iktidarı Anayasa’da istediği değişiklikleri yapmak için her yolu deniyor. Yapmayı planladığı değişikliklerle de, yargıyı ve orduyu etkisiz hale getirmek ve nihayetinde de rejimi değiştirmek istiyor. Anayasa Mahkemesi’nin, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapılarını değiştirmek ve Yüksek Askeri Şura Kararları’na yargı yolunu açmak, yapmak istedikleri değişikliklerin başında geliyor. Değişiklik listesine son anda geçici 15. maddeyi de eklediler. Bu madde, 12 Eylül darbesini yapanları koruyan madde. Bu maddeden dolayı 12 Eylül darbesini yapanlar hakkında yargı yoluna gidilemiyordu. İlk bakışta bu değişiklik, yapılması gereken, hatta çok geç kalınmış bir değişiklik gibi görülebilir. Ancak bu değişiklik, hiç onaylanamayacak değişikliklerin arasına sıkıştırılınca ve hepsi bir arada gerçekleştirilmek istenince orada durmak gerekiyor. 12 Eylülcülerden tabi ki hesap sorulmalı. Aklı başında olan herkes bunu ister. Ama bu hesabı kim soracak? 1983’den beri iktidara gelen hiçbir parti buna yanaşmadı. Çünkü üç aşağı beş yukarı hepsi 12 Eylül’ün devamı niteliğindeydi. AKP de 12 Eylül çizgisinin politikalarını uyguluyor. 12 Eylül de Amerikancıydı, AKP de Amerikancı. Aslına bakılırsa, AKP’nin iktidara geliş yollarını da 12 Eylülcüler hazırladılar. Yurt gezilerinde ayetler, hadisler okuyan Kenan Evren değil miydi? İmamhatip liseleri en çok 12 Eylül’den sonra açılmadı mı?

Bilindiği gibi 12 Eylül darbesi, 24 Ocak’ta alınan ekonomik kararların engelsiz bir şekilde uygulanması ve sermayeye dikensiz bir gül bahçesi yaratmak için yapılmıştı. 1960’larda başlayan işçi sınıfı ve öğrenci gençlik mücadelesinin yükselişi, önce 12 Mart 1971 darbesi ile engellenmişti. Sendikacılar, politikacılar ve öğrenci gençlik liderleri zindanlara atıldı, işkencelerden geçirildi ve idam sehpalarında sallandırıldı. ‘Tam Bağımsız Türkiye’ diyen, ‘Kahrolsun Amerika’ diyen, Samsun’dan Ankara’ya ‘Bağımsızlık Yürüyüşü’ yapan, Amerikan 6. Filosu’nun askerlerini Dolmabahçe’de denize döken yurtsever gençlik çok ağır bedeller ödedi.

1970’lerde emekçilerin ve öğrenci gençliğin emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine karşı mücadelesi devam etti. Ama öyle gelişmeler yaşandı ki, emperyalistlerin gizli servislerinin güdümündeki provokavatör ve maceracı örgütler sol kisve altında o kadar kirli işler yaptılar ki, emekçilerin ve öğrenci gençliğin haklı mücadelesi lekelendi. Kısacası, yükselen muhalefeti ezmek amacıyla yapılması planlanan darbe için, dumanlı hava oluşturulmuştu.

12 Eylül darbesi Amerikancı bir darbedir. Zamanın ABD elçisi ülkesine gönderdiği mesajda, ‘Bizim oğlanlar başardı’ demiştir. Genel olarak solu, emekçileri, öğrenci gençliği buldozer gibi ezmiştir. İlerici 1961 Anayasası’nın yerine gerici bir Anayasa dayatmıştır. Karma ekonomi modeli tamamen terk edilerek, ülke ekonomisi uluslararası tekellerin ve onların yerli işbirlikçilerinin insafına terkedilmiştir. Emekçi sınıfların dişle, tırnakla mücadele ederek kazandıkları haklar bir çırpıda ellerinden alınmıştır.

Evet, 12 Eylül’den tabi ki, hesap sormak gerekiyor. Ama bu hesabı kim soracak? 12 Eylül 1980’den bu yana 30 yıl geçti. Bu süre içinde iktidara gelen Özal’ın ANAP’ından Erdoğan’ın AKP’sine kadar bütün partiler 12 Eylülcüler gibi Amerikancıydı. Sola ve emekçi mücadelesine karşıydı.

12 Eylül’den hesap soracak iktidar, ancak ve ancak emperyalizme karşı olan, Atatürkçü, Cumhuriyetçi emekçi iktidarı olacaktır. Emekçi iktidarı, sadece 12 Eylül’den değil, ANAP’dan AKP’ye kadar son otuz yılda iktidara gelen ve ülkemizi kötü yöneten, emperyalizme daha bağımlı hale getiren tüm iktidarlardan hesap soracaktır.

 

METİN KÖMBE

23-03-2010 YENİ ŞEBİNKARAHİSAR GAZETESİ-ŞEBİNKARAHİSAR

24-03-2010 SESİMİZ GAZETESİ-SİLİFKE

 

 

0
0
0
Yorum Yaz