11/7/2009 - MÜZE VE KÜTÜPHANE PROJELERİ DEVAM EDİYOR
MÜZE VE KÜTÜPHANE PROJELERİ DEVAM EDİYOR
‘Her Köye Müze ve Kütüphane’ sloganıyla yürüttüğüm ‘Köy Müzeleri ve Kütüphaneleri’ projesi devam ediyor. Şu anda Mersin’in Silifke ilçesinin dört köyünde (Çatak, Balandız, İmamuşağı ve Tosmurlu) ve Mut ilçesinin bir köyünde (Çatalharman) projeyi yürütüyoruz. Bunlardan üçünü (Çatak, Balandız ve İmamuşağı) bu yaz tamamlayarak hizmete açacağız. Bu üç köyde yürüttüğümüz çalışmaları kısaca özetleyeyim.
Çatak Köyü’nde müze ve kütüphane kurma çalışmalarına geçen yıl başlamıştık. Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan eski okul binasını, elden geçirerek müze ve kütüphane olarak hazırlıyoruz. Neredeyse tamamı taş binalardan oluşan Çatak Köyü’nün ortasında, geniş bahçe içinde yıllara meydan okuyan taştan yapılmış bu bina, etrafına geçmişte olduğu gibi bundan sonrada ışık ve aydınlık saçacak. Çataklılar Derneği Başkanı Rıza Dereli ile el ele verdik, son birkaç eksiği tamamlamaya çalışıyoruz. Ramazandan önce ya da sonra düzenleyeceğimiz bir şenlikle, Çatak Köyü Doğan Efe Müze ve Kütüphanesi’ni hizmete açacağız. Balandız Köyü Müze ve Kütüphanesi’ni de, Çatak Köyü’nde olduğu gibi eski bir taş binada hizmete açacağız. Balandız’daki eski okul binası, daha önceden köyde kurulan tarımsal kalkınma kooperatifine tahsis edilmişti. Müze ve kütüphane kuracağımız bina, okul binasıyla aynı bahçe içerisinde bulunan eski bir köy evi. Binanın eski taş duvarları haricinde her şeyini yeniliyoruz. Bittiğinde, iki katlı mükemmel bir müze ve kütüphane olacak. Önündeki bahçeyi de şenlik alanı olarak düzenleyeceğiz. Balandız Köyü Muhtarı Kerim Çelik ve Balandız Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Ali Babacanla el ele verdik, eksikleri tamamlayıp, 8 Ağustos’ta bir şenlikle açmayı planlıyoruz. Birkaç yıldır ısrarla üzerinde durduğum, İmamuşağı Köyü’nün Boğsak Mahallesi’ne müze ve kütüphane kurma hayalini nihayet gerçekleştiriyoruz. Projenin önemine yürekten inanan İmamuşaklılar Derneği Başkanı Ahmet Dölekoğlu ile çok yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Başta Silifke Kaymakamlığı olmak üzere, birçok kuruluşun ve kişinin desteğiyle, Boğsak’ta bulunan eski okul binasını müze ve kütüphane haline getiriyoruz. Boğsak’ın deniz kıyısında olması ve turistik bir yer olma özelliği taşıması, buraya kuracağımız müze ve kütüphanenin önemini daha da artırıyor. Zaten birçok fonksiyonu bünyesinde barındıran müze ve kütüphane projesi, Boğsak’ta köye ek gelir olanakları da sağlayacak. Geniş bahçesinin bir bölümünü çay bahçesi-kafeterya, eski öğretmen lojmanını da misafirhane-pansiyon olarak düzenleyeceğiz. Büyük bir aksilik olmadığı takdirde, İmamuşağı Köyü Ahmet Şeker Müze ve Kütüphanesi’ni 16 Ağustos 2009 tarihinde düzenleyeceğimiz bir şenlikle hizmete açacağız. Köylerimizde yıkılmak üzere olan devlet binalarının, korunması ve bir işe yaraması gerekiyor. Bunun için de en uygun proje, müze ve kütüphane projesidir. Tüm muhtarlarımızı bu doğrultuda harekete geçmeye davet ediyorum. Ben elimden gelen her türlü yardımı yapmaya hazırım. METİN KÖMBE 07-07-2009 YENİ ŞEBİNKARAHİSAR GAZETESİ-ŞEBİNKARAHİSAR 08-07-2009 SESİMİZ GAZETESİ-SİLİFKE
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
11/7/2009 - İMAMUŞAĞI VE KIRTIL’A DA MÜZE VE KÜTÜPHANE(2)
İMAMUŞAĞI VE KIRTIL’A DA MÜZE VE KÜTÜPHANE(2)
Gazetemizde 15-08-2007 tarihinde ‘İmamuşağı ve Kırtıl’a da Müze ve Kütüphane’ başlıklı bir yazı yazarak, bu iki köyümüze de müze ve kütüphane kurulmasını önerdiğimi belirtmiştim. O günden bugüne uzunca bir süre geçti. Bu süre zarfında İmamuşaklı ve Kırtıllı dostlarıma önerilerimi sürekli yineledim. Şu anda her iki köyümüzde de projeyi başlatma noktasına geldik.
İmamuşağı Köyü, Silifke’nin en büyük ve en fazla mahallesi olan köylerinden birisi. Yakın zamana kadar, bir ucu Akdeniz’de, bir ucu Toroslar’da olan köyün 6 tane mahallesi vardı ve bu 6 mahallede de okul bulunuyordu. Önce Korucuk Mahallesi’nin Kırtıl adıyla, sonra da Çaltı Mahallesi’nin Çamlıca adıyla bağımsız köy olmaları sonucunda mahalle sayısı dörde düştü. Şu anda İmamuşağı Köyü; Boğsak, Tokmar, Bağalanı ve Çatakkoyağı mahallelerinden oluşuyor. Verilen yoğun göçten dolayı, Tokmar, Bağalanı ve Çatakkoyağı mahallelerinde çok az insan yaşıyor. Boğsak Mahallesi, sahilde olması ve anayol güzergahında bulunmasından dolayı daha şanslı. Ben, İmamuşaklılar Derneği’ne ve Köy Muhtarı Emin Bulut’a, Boğsak’da bulunan eski okul binasının müze ve kütüphane yapılmasını önermiştim ve bir proje dosyası vermiştim. Söz konusu bina, eski yol ile yeni yapılmakta olan yolun tam ortasında bulunuyor. Geniş bahçe içinde, iki derslikten ve bir müdür odasından oluşan bir bina. Doğal güzellikleriyle bir turizm cenneti olan Boğsak’a müze ve kütüphane çok yakışacak. Gelip geçen yerli ve yabancı turistlerin görebilecekleri ve çok ilgi gösterecekleri bir yer olacak. Umuyorum en kısa zamanda, İmamuşaklılar el ele vererek İmamuşağı Köyü Müze ve Kütüphanesi’ni kuracaklardır. Bir başka müze ve kütüphane hazırlığı da, İmamuşağı’nın komşusu Kırtıl Köyü’nde başlayacak. Akdeniz’e bakan yemyeşil bir yamaçta yer alan Kırtıl Köyü, otantik yapısını korumuş köylerimizden birisi. Müze ve kütüphane yapılacak eski okul binası, yemyeşil derenin kenarında, köye hakim bir noktada bulunuyor. Altında köşk bulunan çınar ağaçları, billur gibi su akan çeşme ve sulama havuzu okulun hemen yanında yer alıyor. Kırtıl Muhtarı Hasan Gündoğdu ile yaptığımız sohbette, binanın yerinin bu nadide konumundan dolayı, Kırtıl Köyü Müze ve Kütüphanesi’nin bahçesinin ve çevresinin köy parkı ve piknik alanı olarak düzenlenmesi gerektiğini belirttim. Kültürümüzün yaşatılmasında öncü köylerden birisi olan Kırtıl Köyü, müze ve kütüphane kurarak da bu alandaki öncülüğünü sürdürecek. Evet, birbirine komşu ola iki köyümüzün daha müze ve kütüphane projesini başlatacak olmaları, kültürümüzü yaşatma ve aydınlanma doğrultusunda atılmış olan çok önemli adımlardır. Silifke’mizin diğer köylerinin de bu çalışmanın içine katılmaları en büyük dileğimdir. METİN KÖMBE 18-06-2008 SESİMİZ GAZETESİ-SİLİFKE
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
11/7/2009 - İMAMUŞAĞI KÖYÜ’NE MEKTUP
İMAMUŞAĞI KÖYÜ’NE MEKTUP
Sayın Ahmet Dölekoğlu İmamuşaklılar Toplumsal Yardımlaşma, Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı
Son 50-60 yıldır izlenen yanlış politikalar neticesinde köylerimiz boşaldı. Kentlerimiz ise içinde yaşanılamayacak hale geldi. Çarpık yapılaşma, betonlaşma, çevre kirliliği daha neler neler… Kentlerde yaşayanların büyük çoğunluğu halinden memnun değil. Kime sorarsanız sorun, ‘ah köyüm, vah köyüm’ diyor. Kentlerde emekli olanların birçoğu, köylerine dönmeye başladılar. İşte bu noktada, köylerimizi büyük bir tehlike bekliyor: ÇARPIK YAPILAŞMA VE BETONLAŞMA. Ne olur önlem alalım, köylerimizin güzelliklerini ve özgün mimari dokusunu koruyalım. Doğal güzelliklerimizin yanında, tarihi ve kültürel değerlerimiz de büyük tehdit altında. Geleneklerimiz, göreneklerimiz, bizi biz yapan öz kültürümüz, her geçen gün erozyona uğruyor. Bu noktada herkese çeşitli görevler düşüyor. Yok olmakta olan tarihi ve kültürel değerlerimizi korumanın, yaşatmanın ve gelecek kuşaklara aktarmanın yollarından birisi de müze ve kütüphanelerdir. Bırakalım kentleri, her beldeye, her köye bir müze ve kütüphane kurulmalıdır. Belde ve köylerimizde taşımalı eğitimden dolayı boş duran ve viran olan okul binaları müze ve kütüphane haline getirilebilinir. Ben bu doğrultuda 5 yıldır çalışıyorum. ‘KÖY MÜZELERİ VE KÜTÜPHANELERİ’ isimli bir proje dosyası hazırladım ve bu güne kadar, Silifke’den (Mersin) Şebinkarahisar’a (Giresun), İslahiye’den (Gaziantep) Süloğlu’na (Edirne), Çiftehan’dan (Niğde) Nallıhan’a (Ankara) yurdumuzun bir çok yerindeki 50’ye yakın köy ve beldeye bu dosyalardan verdim. Ne mutlu bana ki, iki yerde bu projeyi gerçekleştirdim. Silifke’nin Kavak Köyü’nde (2-10-2004) ve Şebinkarahisar’ın Bayhasan Köyü’nde (26-08-2007) müze ve kütüphane açtık. Mektubumun ekindeki dosyada, bu müze ve kütüphanelerin tanıtımı ve kuruluş öyküleri yer alıyor. Bu proje yaşama geçtiğinde, başka projeler de bunu takip ediyor. Örneğin, Silifke’nin Kavak Köyü’ndeki müze ve kütüphane açıldıktan sonra, buraya 8 adet bilgisayar bağışlandı. Geçtiğimiz yaz köyde 22 kişinin katıldığı bilgisayar kursu düzenlendi. Tarihi ve kültürel değerlerimizin korunması, gelecek kuşaklara aktarılması ve halkımızın aydınlatılması için, bu projenin tüm yurda yayılması gerekiyor. İmamuşağı Köyü’ne de müze ve kütüphane kurulması için, elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım. Sizlerin de, bu projenin tanıtılması ve yaşama geçirilmesi için katkılarınızı bekler, saygılar sunarım. 05-01-2008 Metin Kömbe Göksu Mah. Atatürk Bulvarı 19 Mayıs Sok. Salih Selvi Apt. No:8/17 33960 Silifke/MERSİN 0-324-7146819 0-532-6554105 metinkombe@hotmail.com www.mkombe.blogcu.com (Kavak Köyü Müze ve Kütüphanesi “Gezelim Görelim” programında yer aldı. TRT-1’de, 01-05-2005 tarihinde yayınlanan ‘Gezelim Görelim’ programının, Kavak Köyü Müze ve Kütüphanesi ile ilgili bölümünü aşağıdaki adreste izleyebilirsiniz.) http://www.youtube.com/watch?v=BAQqI3iCr9U (Bayhasan Köyü Müze ve Kütüphanesi ile ilgili olarak, NTV’de, 31-08-2007 tarihinde yayınlanan haberi, aşağıdaki adreste izleyebilirsiniz.) http://www.youtube.com/watch?v=NNRHc5AVp3o
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
11/7/2009 - İMAMUŞAĞI VE KIRTIL’A DA MÜZE VE KÜTÜPHANE(1)
İMAMUŞAĞI VE KIRTIL’A DA MÜZE VE KÜTÜPHANE(1)
Prof. Dr. Ali Berat Alptekin, ‘Aşık İmamoğlu’ namı ile bilinen İsmail Alptekin’in hayatını anlattığı ve şiirlerini topladığı kitabında, İmamuşağı köyünden de söz ediyor. Prof. Alptekin ‘KÖYÜN OKULLARI’ başlıklı bölümde, “1960 yılına kadar İmamuşağı köyünde (Çatakkoyağı Mahallesinde) bir okul vardı. Ancak daha sonraki yıllarda, köyün diğer mahalleleri Bağalanı, Tokmar, Boğsak, Korucuk ve Çaltı’ya da okul açıldı. Ancak 8 yıllık taşımalı eğitime geçildikten sonra yukarıda bahsettiğimiz ilkokulların binaları kaderleriyle baş başa bırakıldı. Fakat bu husus sadece bizim İmamuşağı köyünün bir problemi değildir. Eski okulların kaderleriyle baş başa bırakılması bütün Türkiye’nin ortak bir meselesidir. Temennimiz bu okulların değişik amaçlarla da olsa değerlendirilmesidir. Aksi takdirde birkaç yıl sonra bu okullardan hiçbir eser kalmayacaktır” diyor.*
Sayın Alptekin kanayan bir yaramıza parmak basıyor. Devletin ve köylülerin alın teri dökerek, onca emek ve parayla meydana getirdikleri ve yıllarca çocuk seslerinin kuş cıvıltılarına karıştığı bu mekanlar, şimdi boş ve viran haldeler. Alptekin, “temennimiz bu okulların değişik amaçlarla da olsa değerlendirilmesidir” diyerek bir çağrıda bulunmuş oluyor. Tabii ki değişik amaçlarla değerlendirilebilirler. Yeter ki isteyelim. Örneğin köy müzesi ve kütüphanesi haline getirilebilirler. Gazetemizin devamlı okurları, köy ve beldelerdeki boş olan okul binalarına yönelik “Köy Müzeleri ve Kütüphaneleri” projemi bilirler. Bu projemi bilenlerden Silifke Kaymakamlık Sekreteri Sayın Nimet Ertoprak geçenlerde bir görüşmemizde şunları söyledi: “Metin Bey, seçim günü Kırtıl köyündeki sandıkta görevliydim. Boş olan okulu görünce, aklıma siz geldiniz. Okul, yeşillikler içindeki bir derenin kenarında. Görkemli çınar ağaçlarının altında çeşme ve piknik yeri var. O bina müze ve kütüphane haline getirilse çok ilgi çeker.” Sözünü bitirir bitirmez Nimet Hanıma, “Sizi kutluyorum. Ne kadar güzel düşünmüşsünüz” dedim ve devam ettim, “Kırtıl Köyü Muhtarı Hasan Gündoğdu’ya köy müzeleri ve kütüphaneleri proje dosyasını 9-10 ay önce verdim. Ama henüz bir ses çıkmadı”. Kültüre, sanata çok yatkın Kırtıl köyüne, müze ve kütüphane gerçekten çok yakışır. Müze ve kütüphane açma önerimi, muhtarın haricinde, başta gazetemizin yazarlarından Celal Necati Üçyıldız olmak üzere, diğer Kırtıllı dostlarıma da ısrarla ilettim. Ama şu ana kadar bir gelişme olmadı. Bu arada, Kırtıl’daki okul binası ile ilgili olarak, dostum Cihangir Akdemir’in anlattığı iki ayrıntıdan da söz etmeden geçemeyeceğim. Okul binası devlet, köylü işbirliğiyle yapılmış. Devlet çimento vermiş, kumu –çakılı ise köylüler eşeklerle Boğsak’dan taşımışlar. 1970’li yıllarda ise okulda çok güzel bir kütüphane oluşturulmuş. Evet, yıl 2007. İmamuşağı’na ve Kırtıl’a müze ve kütüphane neden kurulmasın? Bu köylerimizden yetişmiş duyarlı insanları göreve davet ediyorum. *Aşık İmamoğlu (Ali Berat Alptekin-2001) METİN KÖMBE 15-08-2007 SESİMİZ GAZETESİ-SİLİFKE
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
11/7/2009 - YAYLA ŞENLİKLERİ
YAYLA ŞENLİKLERİ Bu aylarda hem sahil beldelerimizde, hem de yaylalarımızda şenlikler yapılıyor. Şenliklerin geleneksel hale gelmesi ve her yıl yapılması bile tek başına büyük bir başarı. Ancak bunları sıradanlıktan çıkarmak, her yıl birbirinin aynısı olmaktan kurtarmak da gerekiyor. Önce, ‘Şenlikleri niçin yapıyoruz?’ sorusuna doyurucu yanıt vermek gerekiyor. Aşağı yukarı bütün şenliklerin amacını, kültürümüzü tanıtmak ve yaşatmak, yöresel ürünlerimizi tanıtmak ve pazarlamak, insanlarımızı bir araya getirmek, kaynaştırmak, eğlendirmek, spor yaptırmak ve dinlendirmek olarak özetleyebiliriz. Hal böyle iken, sahilde olsun, yaylada olsun, düzenlenen şenliklerde maalesef kültürümüze yabancı ve onu yozlaştıran birçok unsura rastlıyoruz. ‘Şenlik yapalım da nasıl olursa olsun’ mantığıyla yapılan etkinlikler, insanlarımıza olumlu anlamda hiçbir şey vermiyor. Geçtiğimiz hafta sonu arkadaşlarımla Kavak ve İmamuşağı şenliklerine gittik. Kavak’a gitmeden önce, arkadaşım Prof. Dr. Oktay Bodur, “Şenlikte neler yapılacak, programda neler var” diye sorduğunda, “Abi, akşam müzikli eğlence var. Yerel sanatçılarımız çıkacaklar” dedim. “Yöresel halkoyunları, seyirlik oyunlar yok mu?” dediğinde, “yok” diyebildim. Şenliklerde tabii ki müzik olmalı, hele hele yöresel sanatçılarımız mutlaka bulunmalı. Buna hiç kimsenin itirazı olamaz. Ancak bunların yanında mutlaka ve mutlaka başka şeyler de olmalı. Artık çıtayı yükseltmeliyiz. Seyirlik oyunlar, skeçler, sinevizyon gösterisi, sergiler v.b. de olmalı. Kavaklı dostlarım bu güne kadar çok şey başardılar. Her şeyinde en iyisini yapacak azim ve yetenekleri var. Bundan sonraki şenliklerde Kavaklı farkını ortaya koyacaklarına inanıyorum. Kavak’a varılır da taş evlerin arasında dolaşılmadan, müze ve kütüphane gezilmeden durulur mu? Oktay abi ve gazetemizin yazarlarından Esma Deveci ile birlikte önce Kavak Köyü Müze ve Kütüphanesi’ni ziyaret ettik. Daha sonra Dırdıbık Tepesi’ne çıktık ve tüm köyü seyrettik. Ardından daldık köyün sokaklarına, taş evleri neredeyse tek tek inceledik. İnsanlarla sohbet ettik, fotoğraf çektik ve görüntü kaydettik. Köyün otantik görüntüsünü bozan binaları gördükçe de, “eyvah, bu güzelim köyde mi bu çarpık yapılaşmaya kurban gidecek” dedik. Biraz da İmamuşağı Köyü’nün şenliğinden söz edeyim. Şenliğin yapıldığı yer olan Çeliktepe (Kırtıl Tepesi) gerçekten muhteşem bir yer. Rüzgar püfür püfür esiyor. Her yer ayaklar altında. Ancak şenlik alanında yapılan düzenleme ve program benden geçer not almadı. Daha önce de değindim ya, bu tür etkinliklerde kültürümüz yaşatılmalı. Her şeyden önce bu şenlik İmamuşaklıların, ama her yerde Silifke Belediyesi’nin pankartları ve afişleri var. Tamam Silifke Belediyesi katkıda bulunabilir ama bu kadarda reklam yapılmaz ki… Bir ucu Toroslar’da bir ucu Akdeniz’de olan İmamuşağı’nın şenliğinde yöreye özgü daha başka şeyler olsun isterdim. Dernek yöneticileriyle bu doğrultuda görüşüp, çeşitli önerilerde bulunacağım. METİN KÖMBE 23-08-2006 SESİMİZ GAZETESİ-SİLİFKE
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Metin Kömbe © 2006, Silifke
metinkombe@hotmail.com
Kategoriler
Arkadaşlarım
• Blogcu Yardım • gezimanya
|