GEZDİĞİM.. GÖRDÜĞÜM..

18/1/2007 - GEZELİM GÖRELİM

Kavaklılar Derneği yöneticilerinden Şaban Yıldız telefon açıp, ‘Gezelim Görelim’ ekibinin Kavak Köyü’nde çekim yapacağını söylediğinde sanki dünyalar benim oldu. Nasıl olmasın ki? Kavaklı dostlarla el ele vererek oluşturduğumuz Kavak Köyü Müze ve Kütüphanesi’nin açılışından sonra (O2-10-2004), kendilerine sıranın tanıtıma geldiğini söylemiştim. Bu bağlamda, basın yayın organlarından en iyi şekilde yararlanmamız gerektiğini vurgulayarak, başta ‘Gezelim Görelim’  programı (TRT) olmak üzere televizyonların benzer programlarına birer tanıtım ve davet dosyası gönderelim demiştim. Zamanlama olarak da, yaz başında dosya gönderip, ‘yazın buyurun gelin’ demeyi planlamıştık. Biz onları davet etmeye hazırlanırken, ‘Gezelim Görelim’ ekibi geçtiğimiz hafta ilçemize geldi. Yıllardır, ülkemizin ve dünyanın dört köşesini çok farklı ve sevimli bir şekilde halkımıza tanıtan program ekibiyle Kavak’a gittik. Köyün suyu, çeşmesi, kavakları, taş evleri, müze ve kütüphanesi, hele hele sıcak kanlı insanları, güler yüzlü sunucu Nuray Yılmaz ve arkadaşlarını çok etkiledi. Çok hoş görüntüler çektiler. 1 Mayıs Pazar akşamı saat 20.00 de TRT-1’de yayınlanacak olan ‘Gezelim Görelim’ programında Kavak’ta ve Silifke’nin diğer bazı noktalarında çekilen görüntüleri izleyeceğiz. O gün kaçıranlar 7 Mayıs akşamı saat 18.30 da TRT-İNT kanalında izleyebilirler.

Gazetemizde geçen hafta TURİZM başlıklı bir yazısı yayınlanan Turizm Bürosu Şefi Hamza Uçar bir noktaya o kadar güzel değinmiş ki, kendisini kutluyorum. Sayın Uçar diyor ki; “Turistler Türkiye’ye büyük ve lüks tesisler için değil; Türkiye’yi gezmek, şehir, kasaba ve köylerdeki sosyal yaşama katılmak, yöresel kültürle tanışmak ve farklı bir ülkede olmanın farkını yaşamak için gelir. Deniz, kum, güneş saplantısını bırakıp alternatif turizm türlerine yönelmek gerekir. Böylelikle turizm sadece kıyılarda ve belirli noktalarda odaklanıp kalmaz; tüm yurda ve tüm yıla yayılır. Alternatif turizm türleri yöre insanına da kazanç getireceğinden, sektördeki gelir homojen olarak paylaşılabilir ve ekonomik koşulların doğurduğu göç olgusu azaltılabilir.”

Daha önce yazılarımda birkaç kez değindim, bir kez daha tekrarlamakta yarar görüyorum; köylerimizde, kasabalarımızda taşımalı eğitim uygulamasından dolayı boş duran, ahır, samanlık v.s. olarak kullanılan eski okul binalarını elden geçirerek müze, kütüphane, kültür evi, el sanatları atölyesi v.b. amaçlarla kullanabiliriz. Ben bu konuda bir çok kez belediye başkanlarımıza ve muhtarlarımıza çağrı yapmıştım. Ayrıca, Akdere Belediyesi ile Balandız ve Kabasakallı muhtarlıklarına da bu doğrultuda kapsamlı dosyalar sunmuştum. Son olarak ‘Gezelim Görelim’ program çekimi için bizimle Kavak’a gelen Uzuncaburç Belediye Başkanı İshak Yılmaz’a da aynı öneride bulundum. Önümüzdeki günlerde bir proje dosyasıyla kendisini ziyaret edeceğim.

Kültürel değerlerimizi korumak, yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak; ulusumuzun var olmasının olmazsa olmaz şartıdır. İnanın bu o kadar zor değil. Biraz istek ve gayretle bunu başarmamız mümkün.

27-04-2005 SESİMİZ GAZETESİ-SİLİFKE

 

                    Gezelim Görelim Program Ekibi Kavak'ta

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/1/2007 - KAVAKLI DOSTLARA ÖNERİLER (2)

Kavaklı dostlarıma gönderdiğim mektubu yayınlamaya devam ediyorum:

“3-Köye güzellik katan yerlerden birisi de tarihi camidir. Daha da güzel görünmesi için;

a-Çatı yapılmalı.

b-Dış duvarlar temizlenerek taşlar ortaya çıkarılmalı ve derzlenmeli.

c-Girişteki kötü görünen bölüm yıkılarak, estetik görünümlü bir giriş yapılmalı.

ç-Tuvaletler elden geçirilmeli ve su bağlanmalı.

d-Bahçe duvarlarının üstüne demir korkuluk takılmalı.

e-Bahçe temizlenmeli.

 

Cami ile ilgili önerilerim gerçekleştirilirse yukarıdaki

güzel görüntü daha muhteşem hale gelecek

 

4-Köye gelenlerin ilk etkilendiği görüntü taş evlerdir. Bunlar, köyün en karakteristik özelliğidir. Günümüzün ekonomik koşullarında, yeni yapılan binaların taştan yapılması herkes için imkan dahilinde gözükmüyor. Ancak, köyün görüntüsünü bozmamak için yeni binalar sıvanmalı ve boyanmalı. Boyanırken de, kesinlikle taş renginde boyanmalı ve derzli bir görüntü oluşturulmalı. Bunda ısrar edilmezse, inanın kısa bir süre sonra köyün o güzelim görüntüsü yok olur gider.

 

              Taş evlerin doğal görüntüsü titizlikle korunmalı

 

5-Dört Aylık mevkiinde bir piknik yeri düzenlenmeli. (Tarihi değirmen civarında olabilir.)

6-Köyü bütün yönleriyle tanıtan broşür, afiş ve kitap hazırlanmalı.

7-Çeşitli etkinliklerinizde köy yararına satışa sunmak üzere, köyü simgeleyen hediyelik eşyalar yaptırılmalı.

8-Silifke’deki lokaliniz yeniden düzenlenerek, mini bir müze-kütüphane haline getirilmeli.

Eşim ve ben, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da sizlerle birlikte olacağız. Tüm Türkiye’ye örnek olacak bir köy yaratmak için hiçbir engel yoktur. Yeter ki inanalım ve kenetlenelim. Gerisi gelir... Her şey gönlünüzce olsun. Saygılarımla...”

 

          Köy Müze ve Kütüphanesi'ne bağışlanan bilgisayarlar

          sayesinde köyde bilgisayar kursu açıldı (Yaz-2006)

 

Değerli okurlar, Kavaklı dostlarıma gönderdiğim mektubu ve yaptığım önerileri sizlerle paylaştım. Umarım sizi sıkmamışımdır. Göçü önlemek, tarımı geliştirmek ve çarpık kentleşmeyi engellemek için örnek köyler ve beldeler oluşturmalıyız. Silifke’nin özellikle Toroslar’daki köyleri boşalmış durumda. Dağ, taş ıssız, hiçbir yerden çıt çıkmıyor. Neyse ki son yıllarda yaylalara karşı yeniden bir rağbet başladı da, yaz gelince bazı köylerimiz şenlenir oldu. Teknolojinin olanaklarından tabii ki yararlanacağız, hem de sonuna kadar... Ama, doğadan uzaklaşmadan, onu koruyarak ve de yüzyılların, binyılların imbiğinden süzülerek gelen kültürel değerlerimize sahip çıkarak. Bu gün Kavak’ı, Kırobası’nı, Uzuncaburç’u, başta eğitim ve sağlık kurumları olmak üzere, çağdaş yaşamın olanaklarına kavuşmuş belde ve köyler haline getirsek, tarihteki o ihtişamlı günlerine dönmezler mi? Uzuncaburç’ta çok büyük medeniyetler hüküm sürmüş, Kırobası nahiye imiş, Kavak’ta ise 30 Ağustoslarda Zafer Bayramı kutlamaları çok görkemli yapılırmış. Doğa, tarih ve teknoloji üçlüsünü en uygun şekilde kullanarak yaşamak elimizde... Öyle değil mi?

03-11-2004 SESİMİZ GAZETESİ-SİLİFKE

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/1/2007 - KAVAKLI DOSTLARA ÖNERİLER (1)

Geçen haftaki yazımın sonunda, Kavaklı dostlarıma birtakım yeni önerilerde bulunduğum bir mektup gönderdiğimi ve bunu sizlerle paylaşacağımı belirtmiştim. Mektuba geçmeden önce bizi mutlu eden bir ziyaretten söz etmek istiyorum. TRT Çukurova Radyosu’nu ziyaretimizin üzerinden henüz çok kısa bir süre geçmişti ki, radyodan bir ekip 19 Ekim Salı günü Kavak Köyüne geldi. Radyo personelinin mini bir kampanya ile aralarında topladıkları 100’ün üzerinde kitap ve dergiyi kütüphaneye bağışladılar. Ayrıca iki defa canlı telefon bağlantıları kurarak Kavaklıların sesini Çukurova Radyosu dinleyicilerine ulaştırdılar. Bu ziyaret çok anlamlı idi, kendilerine teşekkür ediyoruz.

 

               TRT Çukurova Radyosu'ndan bir ekip Kavak'ta

 

Gelelim mektuba:

“Değerli Kavaklı dostlarım,

Sizlere birkaç yıl önce önerdiğim ‘müze ve kütüphane’ projesini gerçekleştirdiniz. Kavak Köyü Müze ve Kütüphanesi 2 Ekim 2004 tarihinde görkemli bir törenle hizmete açıldı. Sizleri can-ı gönülden kutluyorum. Ne mutlu sizlere, ne mutlu bana...

 

                                       Kavak Köyü Müzesi

 

Size bu öneriyi ilk yaptığımda, ‘Metin bey, gayet güzel bir proje, ancak bunun maliyetinin altından kalkamayız’ demiştiniz. Ben ısrarla önerimi yineledim ve sizi teşvik ettim. Ve nihayet yorucu ve özverili bir çalışmanın sonunda proje gerçekleştirildi. Sizlerin birbirinize bağlılığınız, yardımlaşmanız, fikir ve önerilere açık olmanız devam ettiği sürece daha çok şeyler başaracaksınız.

Köyünüz başta billur gibi su olmak üzere öyle olanaklara sahip ki, uygulanacak bazı projelerle önce Silifke’de, daha sonra da Mersin ve Türkiye’de parmakla gösterilecek bir köy olabilir. Bunu, sizleri ve köyünüzü çok iyi tanıyan birisi olarak iddialı olarak söylüyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle, köyünüzle (hatta ‘köyümüzle’ de diyebilirim) ilgili görüş ve önerilerimi değerlendirmenize sunuyorum:

1-Köy meydanı ve parkı projesi: Eski okul binasının ve önündeki bahçenin eski halini bilenler, yeni düzenlemenin ne kadar güzellik yarattığını gördüler. Her bir oluğundan kol kalınlığında su akan Karapınar, Aliye pınarı ve köy binasının altındaki pınar doğanın köyünüze taktığı nazar boncuklarıdır. Köy binası için yer seçimi çok yanlış yapılmış. Hiç pınarın üstüne bina yapılır mı? Önce bu bina ve çevresindeki binalar yıkılmalı. Tabii ki mülkiyet sorunları çözümlenerek. Karapınar-Cami-Çayırlık üçgenindeki alan ‘Köy Meydanı ve Parkı’ olarak düzenlenmeli. Park içinde kahvehane, çay bahçesi ve muhtarlık odası olmalı. Ama bu bina kapalı ve açık mekanlarıyla çok estetik bir şekilde tasarlanıp yapılmalı.

2-Dere kenarına yapılan istinat duvarı aşağı köprüye kadar devam ettirilmeli ve her iki kıyıya yürüyüş yolu yapılmalı. Burası tamamlandıktan sonra aynı uygulama Çayırlık ile üst köprü arasında da yapılmalı.

 

                      Dere ıslahı ve gezinti yolu çalışması

 

Mektubu yayınlamaya gelecek hafta devam edeceğim.

27-10-2004 SESİMİZ GAZETESİ-SİLİFKE

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/1/2007 - TEŞEKKÜR ZİYARETLERİ

Kavaklılar Derneği Başkanı dostum Mahmut Yaşasın’la, güzel bir iş yapmanın verdiği iç huzuruyla doluyuz bu günlerde. Kavak Köyü Müze ve Kütüphanesi’ne katkıda bulunan ve açılışına katılan kişi ve kuruluşlara teşekkür ziyaretleri yapıyoruz. Geçen hafta içinde bir gün Mersin’e kadar uzandık ve önce TRT Çukurova Radyosu’na uğradık. Müze ve kütüphane kuracağımızı duyuran mektubumuza hemen yanıt vermişler ve derhal bir ekibi köye göndermişlerdi. Güler yüzlü yapımcı Esra İlkkurşun, mektubumuzdan ve projemizden çok etkilenmişti. Köye gelince çok çabuk kaynaştık ve 10 dakika canlı telefon bağlantısı kurarak, köyü ve projeyi radyo dinleyicilerine anlatmamızı sağladı. O tarihten sonra birkaç kez daha bizi arayarak çalışmaların nasıl gittiğini sordu ve Yaşasın’la canlı telefon bağlantıları yaptı. Biz de Mersin’e gittiğimizde yanına uğrar olduk. Kavak Köyünün güzelliklerini ve projemizi herkese anlattığını söylüyordu. Esra hanımın anlattıklarından etkilenen Radyo Müdürü Sayın Ali Osman Akça da bir gün Kavak’a çıktı geldi... Başta Esra hanım olmak üzere, tüm Çukurova Radyosu çalışanlarına gösterdikleri sıcak ilgiden dolayı çok teşekkür ediyoruz.

Silifke’nin köylerinde en çok Çukurova Radyosu dinleniyor.TRT zaten ülkemizin gözbebeği gibi olan kurumlarımızdan birisi. Onlarca, yüzlerce tv kanalı ve radyo var. Büyük çoğunluğunun seviyesi malum... TRT, Türk ulusunun diline, geleneklerine, örf ve adetlerine sahip çıkan, saygı gösteren, bilimi, kültürü ve sanatı klavuz edinmiş bir kurumumuzdur.

 

            TRT Çukurova Radyosu'dan Esra İlkkurşun Kavak'ta

 

TRT Çukurova Radyosu'dan Meral Naymaner ve arkadaşları Kavak'ta

 

Şimdi bir başka güler yüzlü bürokratın, İl Kültür ve Turizm Müdürü Sayın Osman Arık’ın yanındayız. Açılışa davet için gittiğimizde yurt dışında olduğunu söylemişlerdi. Müze ve Kütüphanemizi tanıtan fotoğraflardan oluşan dosyamızı kendisine verdik. İnceledi ve “sizleri tebrik ederim, güzel bir çalışma yapmışsınız” dedi. Kendisinden, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın broşürlerinde ve haritalarında  müze ve kütüphanemize yer verilmesini istedik. “Henüz yolun başındasınız, daha da geliştirin, hatta tüm köyü kapsayan ‘otantik bir köy projesi’ uygulayın, o zaman her yerde yer alırsınız ve ziyaretçi akınına uğrarsınız” dedi.

Mersin’den dönüşte Kargıpınarı’nda bulunan (daha önce basından öğrendiğimiz) Yörük Müzesi’ni gezdik. Müzenin kurucusu Mehmet Doğan aslen Silifke’nin Ovacık köyünden. 35 yıldır Kargıpınarı’nda oturuyor. On parmağında on marifet var. Bakkal, muhtar(30 küsur yıldır), şair, yazar, senarist, dernek başkanı v. s... Kargıpınarı Kültür ve Yardımlaşma Derneği olarak bir ‘Yörük Müzesi’ kurmuşlar, gerçekten alkışlanmaya değer bir çalışma. Mehmet bey, Kavak Köyündeki açılışa katılmıştı ve kendi kitaplarının da içinde yer aldığı bir koli kitap hediye etmişti.

 

                    Kargıpınarı Yörük Müzesi'ni ziyaretimiz

 

Kavak Köyü Müze ve Kütüphanesi’nin açılışından sonra, Kavaklı dostlarıma bir mektup yazdım ve bir takım yeni projeler önerdim. Yapılmayacak projeler değil, yeter ki karar verilsin ve başlansın. Haftaya bunları sizlerle paylaşacağım.

20-10-2004 SESİMİZ GAZETESİ-SİLİFKE

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/1/2007 - KAVAK KÖYÜ'NDE BAYRAM VARDI

Geçtiğimiz Cumartesi günü Kavak’ta Köy Müzesi ve Kütüphanesi’nin açılışı vardı. Köy, girişteki köprüden itibaren bayraklarla, Atatürk posterleriyle donatılmış, tam bir bayram yerine çevrilmişti.

Birkaç yıl önce Kavaklı dostlarıma, taşımalı eğitimden dolayı boş duran ve yıpranan okul binasını köy müzesi ve kütüphane haline getirmelerini önermiştim. Önce, “güzel bir düşünce, ancak bunun maliyetinin altından kalkamayız” dediler. Ben, bıkıp, usanmadan önerimi yineledim. Çünkü, Kavaklılar Derneği’nin yaptığı başarılı etkinlikleri gördükçe, bu projeyi de hayata geçirebileceklerinden emindim. Daha önce yurdumuzun değişik yerlerinde bulunan (Tarsus-Kızılçukur köyü, Erdemli-Kargıpınarı, Edremit-Tahtakuşlar köyü, Bayburt-Bayraktar köyü) köy müze ve kütüphanelerinden birkaçını gezmiş ve bazılarını da basından öğrenmiştim. Gezdiğim, gördüğüm bu müze ve kütüphanelerin fotoğraflarını da dosyalar hazırlayarak, başta Kavaklılar olmak üzere bazı belediyelerimize ve köylerimize vermiştim.

Kavaklılar Derneği Başkanı Sayın Mahmut Yaşasın, geçtiğimiz Haziran ayının ortalarında, “Metin Bey, o önerdiğin projeyi yapmaya karar verdik” deyince, sanki dünyalar benim olmuştu. Hemen kalemi, kağıdı elimize aldık, bir mektup yazdık ve çeşitli kuruluşlara, şahıslara gerek bizzat ziyaret ederek, gerekse de posta yoluyla ulaştırdık. Yoğun ve yorucu bir çalışmanın sonucunda, başta Silifke Belediyesi olmak üzere çeşitli kuruluş ve şahısların da katkılarıyla proje kısmen bitirildi ve hizmete açıldı. Kısmen diyorum, çünkü projede bir de misafirhane binası var. Kavaklılar müze ve kütüphane binasının yanına 2 katlı misafirhane yapmayı planlamış durumdalar. Umuyorum misafirhaneyi de duyarlı kuruluşların ve şahısların katkılarıyla en kısa zamanda yapacaklar.

Açılış şenliğine Tarsus Kızılçukur Köyü Muhtarı Mustafa Bayır ile Kargıpınarı Cumhuriyet Mahallesi Muhtarı-Kargıpınarı Kültür Derneği Başkanı Mehmet Doğan da katıldılar ve renk kattılar. Birçok ilçede, beldede (hatta belki de bazı il merkezlerinde bile) olmayan böyle bir tesis çok uzaklarda değil, şöyle bir saatlik mesafede. Lütfen gidin, görün, katkıda bulunun ve tanıtımını yapın.

Öteden beri izlenen yanlış politikalar nedeniyle köylerimiz boşalıyor ve adına kent denen (ama asla bu ismi hak etmeyen) ucube yerleşim birimleri oluşuyor. Kültürel değerlerimiz erozyona uğruyor, yozlaşıyor ve yok oluyor. Elbette teknolojinin ve bilimin olanaklarından sonuna kadar yararlanacağız. Ama bir şartla; kültürel değerlerimizi koruyarak ve gelecek kuşaklara aktararak. Özellikle gençlerimize geçmişimizi anlatamazsak, öğretemezsek, gelecekleri hiçte parlak olmaz. Köylerimizde, beldelerimizde bulunan birçok okul binası ahır ve samanlık olarak kullanılıyor. Ne acı değil mi? Evet, kolları sıvayalım, buraları elden geçirip, köy müzesi, kütüphane, misafirhane v.b. maksatlar için kullanalım. Bu hiçte zor değil. Her beldede ve köyde önderlik edecek birkaç kişi, kampanyalar açarak bunları gerçekleştirebilir. Projeler hazırlanıp, ciddi dosyalar hazırlanırsa, gerek yöremizde, gerekse de ülke genelinde bunları destekleyecek kişi ve kuruluşlar mevcut. Yeter ki niyet edelim, başlayalım, inanın gerisi gelir.

06-10-2004 SESİMİZ GAZETESİ-SİLİFKE

 

             Kavak Köyü Müze ve Kütüphanesi'nden görüntüler

 

 

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Metin Kömbe © 2006, Silifke metinkombe@hotmail.com

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Konuk Defterim

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım
gezimanya