AKDERE'YE ÇİMENTO FABRİKASI YAPILMAMALI (1)

2006-12-20 00:03:00

SEKA gibi olumsuz bir deneyimi yaşadıktan sonra, Akdere’ye çimento fabrikası yapılmasına evet demeli miyiz?

Bu nasıl bir mantık ki, Taşucu ile Boğsak arası ‘Turizm Bölgesi’ ilan ediliyor, Boğsak’ın az yukarısına ise çimento fabrikası kuruluyor. Böyle çelişkili, kaş yaparken göz çıkaran kararları vermekte üstümüze yoktur.

 

    Tokmar Kalesi'nden Boğsak'ın görünüşü

 

 Taşucu’na SEKA fabrikası kurulmasına karşı çıkanlara ‘vatan haini’ muamelesi yapanlar, bugün onların ne kadar haklı olduğunu gördüler. O zaman SEKA’ya karşı çıkanlar Türkiye’nin sanayileşmesine karşı çıkmıyorlardı, yer seçimine karşı çıkıyorlardı. Ne oldu?  SEKA turizmi baltaladı. Hep söyler dururuz, “Bizim Antalya’dan ne eksiğimiz var” diye. Eksiğimiz yok ama SEKA gibi bir fazlamız var.

SEKA dururken, Akkuyu’ya nükleer santral yapma gibi bir bela başımızdayken, şimdi de karşımıza çimento fabrikası çıktı. Çimento tabii ki ihtiyaç, buna hiç kimse karşı koyamaz. İtiraz ettiğim nokta yer seçimidir. Bölgemize turizm ve tarım sektörlerinde yatırımlar yapılmalıdır. Deniziyle, koylarıyla, ormanıyla, verimli topraklarıyla, tarihi dokusuyla ve de iklimiyle eşi az bulunur bölgemize, çimento fabrikası gibi bir tesisin yapılması nasıl izah edilebilir. Türkiye’de çimento fabrikası kuracak başka bir yer yok mu?

 

                                Boğsak Adası

Yurdumuzda yanlış yerlerde kurulmuş bulunan ve kurulması için çaba gösterilen çimento fabrikalarına karşı büyük tepkiler var. İstanbul’dan İzmir’e, Kırklareli’nden Kahramanmaraş’a kadar bir çok yerden haykırışlar yükseliyor. İzmir’e gidenler bilirler, Belkahve’den İzmir’e girerken yolun sağında solunda taş ocakları ve onların açtıkları devasa çukurlar bir çirkinlik abidesi olarak durmaktalar. İşte bu taş ocaklarına ve burada bulunan çimento fabrikalarına karşı “Bornova Çimento Fabrikaları ve Taşocaklarına Karşı Girişim Hareketi” oluşturulmuş. Bu girişim hareketi yaptığı basın açıklamasında şunları söylüyor: “Altmışlı yıllarda hayatımıza giren çimento fabrikalarının çevreye verdiği zararlar, giderek doğa ve insan sağlığını tehdit eder bir boyut kazanmıştır. Bir taraftan Ege'nin İncisi İzmir  ile övünürken, diğer taraftan her bakımdan yaşamı tehdit eden bu duruma seyirci kalamayız.   

Bir avuç sermaye ve holding sahipleri, vahşi ve acımasız kazançları uğruna, hazırlanan bilimsel raporlar yok sayılarak, birçok çevreci sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere, duyarlı vatandaşların uyarı ikaz ve tepkilerine de kulaklarını tıkayıp, kıyımlarına ve tahribatlarına devam etmektedirler. Son aldığımız duyum ve bilgilere göre, yabancı sermaye şemsiyesi altında kendilerini daha da ulaşılmaz kılmak için yabancı ortak arayışı  içerisine girmişlerdir. Bugün kendi ülkelerinde bırakın çimento üretmeyi, paketlenmesi dahi yasaklanmıştır. Buna rağmen uluslararası  tekeller ve yerli iş birlikçiler, kar hırsıyla ülkemizde  rahatlıkla insanları zehirleyebilecekler, çevremizi kirletebileceklerdir .”

Haftaya yurdumuzun diğer yörelerinden tepkiler…

22-11-2006 SESİMİZ GAZETESİ-SİLİFKE

 

 

 

464
0
0
Yorum Yaz