ÇİFTEHAN VE ALİHOCA KÖYÜ ŞENLİĞİ

2007-09-13 23:28:00

Niğde Çiftehan’ın gönüllü turizm elçisi, dostumuz Kamil Ölçer, tek başına bir örgüt gibi çalışarak Çiftehan’ı hem Türkiye’ye hem de Dünya’ya tanıtıyor. Çiftehan, Niğde’nin Ulukışla ilçesine bağlı bir belde. Çukurova’yı İç Anadolu’ya bağlayan kara ve demiryolu üzerinde yer alıyor. Adana’nın Pozantı ilçesini geçtikten sonra, Ulukışla’ya varmadan önce Çiftehan’ın içinden geçiliyor. Bir vadiye kurulmuş olan bu belde kaplıcalarıyla meşhur. Çeşitli hatalıklarına şifa arayanlar her mevsim bu şirin beldeye geliyorlar.

Güler yüzlü dostumuz Kamil’in davetine uymamak olmazdı. Kamil’in de köyü olan Çiftehan’ın Alihoca Köyü’nde yapılacak olan şenliğe Silifke’den bir grup arkadaş (17 kişi) gittik.

 

 

Pozantı’daki Şekerpınarı’na vardığımızda bizi karşılayan rüzgar ve içtiğimiz su, ‘işte hayat bu’ dedirtiyor. Yine burada, yan yana yer alan dört köprü, köprülerden bir demet oluşturuyor. Karayolu köprüsü, demiryolu köprüsü, tarihi kemerli köprü ve sembolik asma köprü….

 

 

 

Nihayet Çiftehan’dayız. Çiftehan’ın simgeleri tarihi tren istasyonu ve kaplıcalar. Çiftehan’ın içinde dolaşırken yolumuz tren istasyonuna varıyor. Yurdumuzda demiryolu giden her yerde olduğu gibi Çiftehan’da da istasyon binası bütün görkemiyle bizi karşılıyor. Daha önceki bir yazımda (İslahiye gezisi) yine istasyon binalarına değinmiştim. Hepsi birer mimarlık şaheseri.

 

 

Kaplıcalar bölgesini gezerken Silifkeli iki aile ile karşılaşıyoruz. ‘Dünya küçük’ diye boşuna dememişler.Fotoğrafçı dostum Nevzat Şahin eşiyle ve arkadaşlarıyla geziye çıkmış. Selamlaşıyoruz, kucaklaşıyoruz ve kendilerini Alihoca Köyü şenliğine davet ediyoruz. Silifkeliler şenlik lafını duyar da durur mu? Tabii ki geliriz diyorlar.

 

 

 

Çiftehan’ın merkezini gezdikten sonra Alihoca Köyü’ne gidiyoruz. Köy Çiftehan’a 7 km mesafede ve aynı Çiftehan gibi bir vadi içerisinde yer alıyor. Köye varınca dostumuz Kamil Ölçer bizi karşılıyor. Şenlik başlama saatine kadar bize çevreyi gezdiriyor.

 

 

 

 

Kırkpınar mevkisinde gürül gürül akan pınarları ve alabalık tesislerini geziyoruz. Şenlik alanına geldiğimizde, bayraklarla ve balonlarla süslenmiş çınarların gölgesinde Alihocalılar toplanmışlar, kazanlar kaynıyor, saçlarda bazlamalar pişiyor, kısacası her şey hazır. Şenliği Alihocalıların İstanbul’da kurdukları dernek ile köy muhtarlığı organize ediyor. Malum, Anadolu’muzun hemen hemen her ilçesinin ve köyünün İstanbul’da, Ankara’da ve diğer büyük şehirlerde dernekleri var. Alihocalılar da derneği yeni kurmuşlar ve köyde ilk şenliği düzenliyorlar. Haliyle acemilik, heyecan ve telaş var. Tabii ki olacak, ne demişler, ‘göç gide gide düzelir’. Konuşmalar, sohbetler, türküler, şarkılar… Özellikle yaşlı bir çobanın kavalının yanık sesi ile gençlerin oynadığı, izleyenlere kahkahalar attıran çoban oyunu şenliğin en renkli bölümleriydi.

 

 

Ha, bu arada yediklerimizden hiç söz etmedim. O muhteşem kirazdan, duttan ve fasulyeli sıkmadan söz edilmez mi? Hepsi de çok güzeldi.

Evet, Çiftehan çok uzaklarda değil, hem de ana yol üzerinde. Yolunuz düşerse mutlaka gezin, güleryüzlü insanları ile sohbet edin. Çiftehan ile ilgili daha detaylı bilgileri Kamil Ölçer’in hazırladığı www.ciftehan.com’dan edinebilirsiniz.

 

25-07-2007 SESİMİZ GAZETESİ-SİLİFKE    

 

1299
0
0
Yorum Yaz