EGE İZLENİMLERİ

2011-01-24 13:43:00

Geçenlerde değerli dostum Adnan Apaydın’la birlikte iki aile, 12 gün süren bir Ege gezisine çıktık. Doğal güzellikleri ve tarihi zenginliğiyle Ege bölgesi, mutlaka görülmesi gereken bir bölgemiz. Göller bölgesinden başlattığımız gezimizde, Denizli-Aydın güzergahından Ege kıyılarına indik ve Kuşadası’ndan Çanakkale’ye kadar sahili adım adım dolaştık. Bu bölge, yurdumuzun diğer bölgelerine göre turizmin çok daha önde olduğu ve oldukça geliştiği bir bölgemiz. Mersin-Silifke arasında olduğu kadar olmasa da, yine de sahiller yer yer betonlaşmanın kurbanı olmuş. Tüm olumsuzluklara rağmen, turizm bilincinin yüksek seviye de olması, tarihi eserlerin ve doğal güzelliklerin nisbeten korunmasını sağlamış. Gezimizin ilk durağı olan Beyşehir’de ziyaret ettiğimiz 711 yıllık Eşrefoğlu camisi, koruma konusunda verilebilecek en güzel örneklerden birisi.

Gezi güzergahındaki tarihi mekanların hemen hemen hepsini gezdik. Dünya çapında tanınan bu eserleri, böyle bir kısa yazıda anlatmak mümkün değil. Pamukkale, Hierapolis, Efes, Bergama ve Asos, bunlardan sadece bir kaçı.

Gezi boyunca, benim Silifke’de ve Şebinkarahisar’da yaşama geçirdiğim ‘Köy Müzeleri ve Kütüphaneleri’ projesinin benzerlerini de ziyaret ettik. Bunları şöyle sıralayabilirim:

1-İzmir-Selçuk-Çetin Kültür Köyü (Maket köy)

2-Balıkesir-Edremit-Tahtakuşlar Köyü Etnoğrafya Galerisi

3-Çanakkale-Bozcaada-Yerel Tarih Araştırma Merkezi

4-Çanakkale-Eceabat-Seddülbahir Köyü Müzesi

5-Çanakkale-Eceabat-Kilitbahir Köyü Kültür ve Sanat Merkezi

6-Çanakkale-Eceabat-Bigalı Köyü Müzesi

Selçuk, Edremit, Bozcaada ve Eceabat’ın Seddülbahir köyündeki müzelerin her biri, idealist birer insanın büyük bir özveri, sabır, emek ve parayla oluşturdukları müzeler. Maket köy Ayhan Çetin’in, Tahtakuşlar Etnoğrafya Galerisi Alibey Kudar’ın, Bozcaada Yerel Tarih Araştırma Merkezi Hakan Gürüney’in ve Eceabat Seddülbahir Köyü müzesi Ahmet Uslu’nun eseri. Çanakkale’nin Eceabat ilçesinin köylerinde oluşturulan diğer müzeler ise, OPET firmasının Gelibolu Yarımadası’nda yaşama geçirdiği ‘Tarihe Saygı Projesi’nin birer halkası.

Tarihi değerlerimizin korunması ve kültürümüzün yaşatılması adına yapılan bu çalışmaları gördükçe yüzümüz gülerken, Çanakkale’de şehitlikleri ziyaret ederken okuduğumuz bir tabela oldukça canımızı sıktı. Çanakkale Şehitler Abidesi’nin hemen yanında yer alan tabelada şunlar yazıyordu: “Bu alana Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın eşi Sayın Emine Erdoğan’ın öncülüğünde dünya barış elçileri olarak 18 Mart 2008’de 7 adet zeytin fidanı dikilmiştir. Her bir zeytin fidanı aşağıda isimleri yazılı ülkelerin barış elçileri tarafından ‘Barışın sürekli olması dileğiyle’ toprakla buluşturulmuştur.”

Barışa ve zeytin ağacına kimsenin itirazı olamaz. Ancak AKP’nin bir projesi çerçevesinde  Şehitler Abidesi’nin hemen yanına böyle bir tabelanın dikilmesi, kesinlikle doğru bir yaklaşım değil. Orası bir hatıra ormanı değil, şehitliktir. Gelibolu Yarımadası’nda belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde çeşitli yerlere barış amaçlı fidanlar dikilebilir. Ancak her önüne gelen şehitliğe fidan dikip, tabela asmamalı.

 

METİN KÖMBE

21-09-2010 YENİ ŞEBİNKARAHİSAR GAZETESİ-ŞEBİNKARAHİSAR

22-09-2010 SESİMİZ GAZETESİ-SİLİFKE

 

 

 

22
0
0
Yorum Yaz