GELENEKSEL ÇARŞILAR

2011-01-24 13:37:00

Yazılarımda Tarihi Kentler Birliği’nden ve ÇEKÜL Vakfı’ndan sık sık söz ediyorum. Bu iki kuruluş, tarihi ve kültürel değerlerin korunması ve yaşatılması adına, birlikte mükemmel çalışmalar yürütüyorlar. Geçtiğimiz ay, iki tarihi kentimizde (Bursa ve Erzurum) sempozyum ve seminerler düzenlediler.

Bu etkinliklerden birisi, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Tarihi Kentler Birliği (TKB) ve ÇEKÜL’ün katkılarıyla 1-4 Temmuz’da düzenlenen ‘Osmanlı Coğrafyası’nda Çarşı Kültürü Uluslararası Sempozyumu’ idi. Sempozyum, son yıllarda hızla yaygınlaşan ‘AVM’lerin (alışveriş merkezleri) tüm yönleriyle sorgulandığı bir foruma dönüşmüş.

Otuzu aşkın bilimsel bildirinin ortak vurguları özetle şöyleymiş: “AVM’lere gösterilen ilgi ve destek tarihi çarşılarımıza da gösteril(ebil)seydi, kentlerimiz kişilikli gelişir, yabancılaşmanın yozlaşmasını bu oranda yaşamazlardı.”

Tam 6 yıldır bekletilen AVM yasasının bir an önce TBMM gündemine getirilmesi, geleneksel çarşılarımız yerine AVM’leri destekleyen politikaların artık terk edilmesi, tüm katılımcıların ortak dileğiymiş.

Sempozyumda bildiri sunanlardan Prof. Dr. Bozkurt Ersoy, Ege Bölgesi’nde her biri kültür hazinesi olan tarihi çarşıların harabe konumundan yakınırken, yerel ve merkezi yönetimlerin ilgisizliği yüzünden, İzmir, Bergama ve çevre kentlerindeki hanlardan önemli bir kısmının metruk ve çökmüş halde olduklarını, bu nedenle aynı çarşıların adeta ötenaziyi seçtiklerini söylemiş.

Türkiye’deki bu olumsuz duruma karşın, Aliye İbrahimova’nın anlattığı Kırım ve Bahçesaray’daki çarşı kültürü ve Prof. Dr. Amir Pasiç’in tanıttığı Bosna’daki korunmuş ve yaşatılan örnekler ise ülkemizdeki sorunun kültür yoksunu politikalardan kaynaklandığını gösteriyordu.

Bildirilerin genel yorumunu yapan tarihçi-yazar Necdet Sakaoğlu, Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde yüzelli kadar çarşıyı anlattığını, bunların tümünün yaşatılmasının tarihimize ve kültürümüze karşı ulusal bir borç olduğunu belirtmiş.

Gerek yerli, gerekse de yabancı turistler, gittikleri kentlerde tarihi çarşıları ziyaret etmek isterler ve oralardan alışveriş ederler. Tarihi çarşılar, otantik yapıları, el sanatları ürünleri satışı yapılan dükkanları ve geleneksel lezzetleri sunan lokantaları ile turistlerin ilgisini cezbeder.

Kendi ülkesinde, yaşadığı kentte AVM’lerin en büyükleri, en görkemlileri bulunan bir turist, gittiği bir Anadolu kentinde AVM yerine bir tarihi çarşıya gitmek ister. Ama ne acıdır ki, ülkemizde bu konu bilince çıkarılmış değil. Özellikle yerel yönetimler ve Anadolu kentlerindeki iş çevreleri, onarılmayı bekleyen çok sayıda tarihi çarşı ve han varken, büyük kentlerimizdeki AVM’leri taklit ediyorlar.

 

METİN KÖMBE

24-08-2010 YENİ ŞEBİNKARAHİSAR GAZETESİ-ŞEBİNKARAHİSAR

25-08-2010 SESİMİZ GAZETESİ-SİLİFKE   

19
0
0
Yorum Yaz