1/10/2009 - GİRESUN’U SEL ALDI
GİRESUN’U SEL ALDI
‘Çarşamba’yı sel aldı’ diye başlayan meşhur türkü bu günlerde, ‘Giresun’u sel aldı’, ‘Artvin’i sel aldı’ ya da toptan ‘Doğu Karadeniz’i sel aldı’ diye söylenecek herhalde. Son yıllarda doğal dengenin gittikçe bozulması, mevsimlerin klasik özelliklerinin değişmesine neden oldu. Aşırı yağışların neden olduğu seller, yurdun birçok yerinde büyük zararlara yol açıyor. Yurdumuzun en çok yağış alan bölgelerinden birisi olan Doğu Karadeniz Bölgesi’ne de, normalin üzerinde yağış yağınca hayat felç oldu. Bölgemizdeki sel felaketinin en büyük faturasını da ilimiz Giresun ödeyecek.
Giresun Belediye Başkanı Kerim Aksu durumu şöyle değerlendiriyor: ''Bu bir doğal afettir, bunlar zaman zaman olur. Tabii Giresun, daha doğrusu bölgemiz yağış alan bir bölgedir. Kısa süre önce Artvin'de de aynı sorun yaşandı. Buna göre planlama yapmamız lazım. Dere yataklarına ev yapmamamız lazım, dere ıslahlarını bitirmemiz lazım, bunlarla ilgili çalışmalar yapmamız lazım. Selle yaşamayı öğrenmeliyiz, bunun için altyapıyı hazırlamalıyız, yağışsız bölge gibi altyapıyla beklememeliyiz. Çünkü yağış alan bir bölgeyiz. Bunu yapamazsak böyle sıkıntılara maalesef her zaman gebe olacağız'' Evet, Başkan Aksu çok güzel ifade etmiş. Sorun da, çözüm de dönüp dolaşıp alt yapıda düğümleniyor. Felaketin tek sebebi ve suçlusu olarak aşırı yağışları gösterirsek, çok büyük yanlış yapmış oluruz. Bu yaşanan sel felaketinde bizim hiç mi suçumuz yok? Dere yatağına bina yaparsak, yol, köprü, kanalizasyon, enerji nakil hattı gibi alt yapı yatırımlarını gerektiği gibi yapmazsak fatura tabiî ki çok ağır olur. Hemen hemen yaşadığımız bütün olumsuzlukların ve felaketlerin temelinde, sağlıksız kentleşme yatıyor. Kırsal kesimden kentlere doğru olan yoğun göç, kentleri kent olmaktan çıkardı. Kentlerimiz alt yapısız, plansız ucube birer yerleşim yeri haline geldiler. Birçok kentimizde, bırakın aşırı yağışları, iki damla yağmur düşünce bile, çukur semtleri ve alt katları su basıyor, elektrik kesiliyor, trafik kilitleniyor ve kazalar meydana geliyor. Son 50-60 yıldır uygulanan yanlış kentleşme politikalarını bırakarak, bilimi ve planlamayı merkezine oturtan politikalara dönmediğimiz sürece, daha çok sel faturaları öderiz. Giresun’un felaket bölgesi ilan edilmesi sorunu çözmez. Sorun, planlı kentleşme yoluyla kökünden çözülmeli. METİN KÖMBE 04-08-2009 YENİ ŞEBİNKARAHİSAR GAZETESİ-ŞEBİNKARAHİSAR
|