İŞSİZLER VE MİLYONERLER

2011-01-24 11:55:00

Adnan Menderes’in, ‘her mahallede bir milyoner yaratacağız’ sloganıyla başlattığı milyoner yaratma süreci devam ediyor. Menderes’i, Demirel, Özal ve Çiller takip etmişti. Şimdi onların yolundan Erdoğan gidiyor. Gazetelerde ve televizyonlarda yer alan habere göre, Türkiye’nin son bir yılda hem milyoner sayısındaki artış, hem de bankalarda tuttukları mevduattaki artış oldukça dikkat çekiciymiş. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, milyoner sayısı geçen yılın Nisan ayına göre 6 bin kişi artarak 23 binden 29 bine yükselmiş.

Milyonerler cephesinde büyük artışlar olurken, işsizler cephesinde neler oluyor bir de ona bakalım. Son olarak, geçtiğimiz Mart ayına ilişkin resmi işsizlik rakamı %13.7 olarak açıklandı. Her ne kadar resmi rakamlar böyle olsa da, konunun uzmanları fiili işsizlik oranının %20’nin üzerinde olduğunu söylüyorlar. Geriye doğru son 15 yılın işsizlik oranları incelendiğinde, işsiz sayısının çığ gibi büyüdüğü görülür. 1996 da %6.3 olan işsizlik, yıllar içinde artarak 2001 de %8.4’e çıkmış. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında %10.3’e çıkan işsizlik, her geçen yıl mütemadiyen artarak %13.7 seviyelerine geldi. Yani milyoner sayısındaki artış gibi, işsiz sayısında da büyük artışlar oldu.

60 yıl önce Demokrat Parti ile başlayan kendi zenginini yaratma süreci, AKP iktidarında da aynı hızla devam ediyor. Toplumun genelinin refaha ulaşması, mutlu olması gibi bir hedefleri yoktur. Devlet olanaklarını kendi yandaşlarına aktarma konusunda ise maharetleri çoktur.

İşsizlik, ülkemizdeki hemen hemen tüm sorunların ana kaynağıdır. İşsizlik arttığı sürece;

Hırsızlık, kap kaç ve soygun artar.

Saldırganlık, cinnet ve adam öldürme artar.

Boşanma ve aile parçalanması artar.

Kanun hakimiyeti kalmaz, mafya güçlenir.

Fuhuş ve uyuşturucu rekor seviyelere ulaşır.

Sadaka alan ve buna şükreden insan sayısı artar.

Ülkemizin şehirleri, özellikle de geceleri korkunun kol gezdiği yerler haline geldi. Bırakalım büyük şehirleri, küçük ilçeler ve kasabalarda bile bazı bölgelere can güvenliği açısından girmek mümkün değil. İşsizliğin artmasıyla birlikte, tinerci, uyuşturucu satışı ve kullanımı ve fuhuş, sözünü ettiğim bu bölgelerde büyük sıçramalar gösteriyor.

Bir tarafta süper zenginler, diğer tarafta işsizler, yoksullar. Gelir dağılımındaki çok büyük adaletsizlik, toplumsal yaşamdaki barışı, huzuru bozar. Can ve mal güvenliği diye bir şey kalmaz. Devletin ve halkın sırtından zengin olanlar da güvenli ve huzurlu bir yaşam süremezler.

Aslolan toplumsal zenginlik olmalı. İşsiz sayısı ne kadar azalırsa, toplum olarak o kadar zenginleşiyoruz demektir.

 

METİN KÖMBE

22-06-2010 YENİ ŞEBİNKARAHİSAR GAZETESİ-ŞEBİNKARAHİSAR

23-06-2010 SESİMİZ GAZETESİ-SİLİFKE

 

2
0
0
Yorum Yaz