15/10/2009 - KAPADOKYA GEZİSİ
KAPADOKYA GEZİSİ
Geçenlerde, değerli dostum Adnan Apaydın ile birlikte, ailelerimizi de yanımıza alarak Kapadokya gezisine çıktık. Kendine has ilginç bir doğa yapısına sahip olan Kapadokya, gören herkesi büyülüyor. Bizler de, Kapadokya’daki doğal ve tarihi güzelliklerin birlikteliğine hayran kaldık. Gezimizde ilk molayı, Niğde’nin Ulukışla ilçesinin Çiftehan beldesinde verdik. Çiftehan, Pozantı’dan Ulukışla’ya giderken, içinden geçilen bir vadiye kurulmuş, kaplıcalarıyla ünlü bir belde. Bir tepeden Çiftehan’ı seyrederken, arkadaşım Adnan Apaydın, ünlü şairimiz Faruk Nafiz Çamlıbel’in ‘Han Duvarları’ şiirini mırıldanıyor. Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı Bir dakika araba, yerinde durakladı Neden sonra sarsıldı, altımda demir yaylar Gözlerimin önünden, geçti kervansaraylar Gidiyordum, gurbeti gönlümde duya duya Ulukışla yolundan Orta Anadolu’ya Çiftehanlı dostumuz Kamil Ölçer, bizi Torosların zirvelerindeki göllere götürdü. Ağustos sonunda çevrelerinde kar olan Karagöl ve Çiniligöl, çok muhteşemdi. İkinci durağımız olan Nevşehir’in Derinkuyu ilçesinde, yer altı şehrini gezdik. Binlerce yıl önce, bir saldırı anında insanların saklandıkları ve yaşamlarını devam ettirdikleri yer altı şehri, Derinkuyu’nun simgesi durumunda. Bir başka yer altı şehri de, yine Nevşehir’in Kaymaklı beldesinde bulunuyor. Orayı da gezdikten sonra, Nevşehir’in Uçhisar beldesine vardık. Uçhisar Kalesi, Kapadokya’nın en yüksek noktası durumunda. Uçhisar Kalesi’nden, tüm Kapadokya Bölgesi kuşbakışı seyrediliyor. Balon fiyatları çok yüksek olduğu için (kişi başı 250-300 TL.) balona binemedik, biz de 3 TL. vererek Uçhisar Kalesi’ne çıktık ve çevreyi seyrettik. Yörede konaklama imkanları çok çeşitli. Özellikle, peri bacalarında hizmet veren otel ve pansiyonlar çok ilginç. İnsanların, binlerce yıl önce peri bacalarını oyarak oluşturdukları mağaralar, günümüzde otel olarak hizmet veriyor. Biz de, birkaç gece böyle bir otelde kaldık. Uçhisar, Göreme, Avanos ve Ürgüp, yörenin mutlaka gezilmesi, görülmesi gereken ilçe ve beldeleri. Kapadokya bölgesinde, turizm bilinci oldukça üst düzeyde. Doğal güzelliklerle, tarihi eserlerin çok fazla bozulmadan korunmuş olması, bu turizm bilincine bağlı olsa gerek. Çirkin yapılaşma ve çevre kirliliği yok denecek kadar az. Turizmin gelişmesi için, doğayla ve tarihi dokuyla uyumlu yapılaşma ve temiz çevre, olmazsa olmaz ön şartlardır. Kapadokya’da bu anlayış egemen olduğundan, turizm gelişmiş durumda. Gezimiz sırasında, özellikle Japon turistlerin yoğun olarak bölgeye geldiklerini gördük. Japonlar, Batılı turistlerden daha çok kültür turlarına ilgi gösteriyorlar. Kapadokya’yı gezdikten sonra, Kayseri’nin Yahyalı ilçesinde bulunan Kapuzbaşı Şelalesi’ne gittik. Uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra, gördüğümüz muhteşem tablo tüm yorgunluğumuzu unutturdu. Derin ve dar bir vadide, kayaların muhtelif yerlerinden dökülen şelaleler, seyrine doyum olmaz bir tablo oluşturuyordu. METİN KÖMBE 08-09-2009 YENİ ŞEBİNKARAHİSAR GAZETESİ-ŞEBİNKARAHİSAR 16-09-2009 SESİMİZ GAZETESİ-SİLİFKE
|