19/10/2009 - KÖPRÜBAŞI MÜZE VE KÜTÜPHANESİ
KÖPRÜBAŞI MÜZE VE KÜTÜPHANESİ
İki yıl önce, Kırtıl Köyü’ne müze ve kütüphane kurma çalışmalarını yürütürken, değerli dostum Celal Üçyıldız’a, benzer bir projeyi Mut’un Göksu Beldesi’ne de kurmayı önermiştim ve beldeye iletmesi için bir proje dosyası vermiştim. Celal abinin sülalesinin bir tarafı Kırtıllı, bir tarafı da Göksu Beldesi’nin Köprübaşı Mahallesi’nden. Mut’un tek beldesi olan Göksu Beldesi, dört köyün bir araya gelmesiyle 1995 yılında kurulmuş. İsmini içinden geçen Göksu ırmağından alan beldenin mahalleleri ise şunlar: Köprübaşı, Kravga, Bayır ve Esen.
Geçenlerde, Celal abiden gelen bir telefon, Köprübaşı’na da bir müze ve kütüphane kurma isteğinin müjdecisiydi. Çok heyecanlandım. Bir köyümüz daha kültürüne sahip çıkacak ve aydınlanmayı etrafına yayacaktı. Yazı ve güzü Sertavul yaylasında geçiren Celal abi ve eşi Nuran hanımla Alahan Manastırı’nda buluştuk. Celal abi bize önce Alahan Manastırı’nı gezdirdi. Ben daha önce birkaç kez Alahan’ı gezmiştim, ancak eşim İmdat ve beraberimizdeki dostumuz Silifke Gazetesi yazarı Filiz Can Güler ilk kez göreceklerdi. Dağın yamacında kartal yuvası gibi bir yerde yer alan manastır, insanı büyülüyor. Birbirine bağlantılı çok sayıda yapıdan oluşan manastırın, sadece Doğu Kilise bölümü ayakta kalmış. Alahan’ı gezdikten sonra, Konya yolundan ayrılarak birkaç köyü geçtikten sonra Göksu Beldesi’ne vardık. Beldede ilk gözümüze çarpan, Göksu ırmağı üzerindeki köprüler oluyor. Birisi tarihi kemerli taş köprü, diğeri beton köprü, yan yana kardeşçe duruyorlar. Taş köprünün orijinal hali hiç bozulmamış. Zamanla ihtiyaca cevap veremeyince, hemen yanına yeni köprü yapılmış. Müze ve kütüphane projesinin yaşama geçmesine önderlik edecek olan Köprübaşı Mahallesi Muhtarı Fikret Aksun, Hüseyin Cılız ve Taki Özcan’la buluştuk. Mahallede Cemevi olarak hizmet veren binanın bir bölümünü, yapılacak tadilat ve düzenlemeyle müze ve kütüphane haline getirmeye karar verdik. Hüseyin Cılız, müzede sergilenecek eşyaları toplamaya başlamış bile. Şimdiden evinin bir köşesi mini bir müze haline gelmiş. Doğanın, Göksu Beldesi’ne cömertçe sunduğu bitki çeşitliliği kültürüne de yansımış. Hüseyin Cılız, beldenin en önemli özelliğinin, kültür ve inanış çeşitliliği ve hoşgörü ile sorunsuzca bir arada yaşama olduğunu söylüyor. Evet, alevilerle (tahtacılar) sünniler, birarada Göksu Beldesi’nde kardeşçe yaşıyorlar. Bu arada, Göksu Belediye Başkanı Sunullah Yerlikaya ile de bir görüşmemeiz oldu. Başkan’a, ‘Beldenin merkezi bir yerinde uygun bir bina varsa, orayı müze ve kütüphane haline getirebiliriz’ dedim. Sayın Yerlikaya, uygun bir binanın olmadığını ve belediye binasının bir köşesinde eski eşyaları sergilediklerini söyledi. Köprübaşı Müze ve Kütüphanesi, kültürüne ve geleneklerine sahip çıkan ve bunları yaşatan Köprübaşı’na ve Göksu Beldesi’ne büyük renk katacak. Emeği geçecek olanları şimdiden kutluyorum. METİN KÖMBE 07-10-2009 SESİMİZ GAZETESİ-SİLİFKE 09-10-2009 YENİ ŞEBİNKARAHİSAR GAZETESİ-ŞEBİNKARAHİSAR
|