SAKİN ŞEHİR

2010-06-02 13:06:00

Her geçen gün birbirine daha çok benzeyen, her biri birer beton yığını olan ve her türlü çevre kirliliğini bünyesinde barındıran şehirlerde yaşamak insanlara ızdırap veriyor. Teknoloji hızla gelişiyor ve insan yaşamını kolaylaştırıyor. Öte yandan da, gelişen teknoloji insanları esir ederek, doğal yaşamdan uzaklaştırıyor. Hem teknolojinin tüm imkanlarından yararlanmak, hem de doğayla ve geçmiş kültür değerleriyle uyumlu yaşamak mümkün mü? Tabii ki mümkün. Olumsuzluklara neden olan insanoğlu, olumlu, güzel örnekler de yaratıyor. İşte bunlardan birisi: Cittaslow (Sakin şehir). İtalyanca Citta (Şehir) ve İngilizce Slow (Yavaş) kelimelerinden oluşan Cittaslow, ‘Sakin Şehir’ anlamında kullanılmaktadır. Cittaslow Ağı, küreselleşmenin şehirlerin dokusunu, sakinlerini ve yaşam tarzını standartlaştırmasını ve yerel özelliklerini ortadan kaldırmasını engellemek için, Slow Food hareketinden ortaya çıkmış bir kentler birliğidir. Küreselleşmenin yarattığı homojen mekanlardan biri olmak istemeyen, ye­rel kimliğini ve özelliklerini koruyarak dünya sahnesinde yer almak isteyen kasabaların ve kentlerin katıldığı bir birliktir. 1999 yılında İtalya’da başlayan Cittaslow akımı, günümüzde 19 ülkede 129 üye sayısına ulaşan kentler birliğine dönüşmüştür. Sakin Şehirler Birliği’ne ülkemizden sadece İzmir’in Seferihisar ilçesi üye olmuştur. Sırada Muğla’nın Akyaka beldesi bulunmaktadır.

Cittaslowseferihisar.com adlı sitede ‘Cittaslow’ şu şekilde açıklanıyor. “Şehirlerin hangi alanlarda önemli ve özel olduklarını düşünmeleri ve bu özelliklerini korumak için strateji geliştirmeleridir. Şehrin dokusunun, renginin, müziğinin ve hikayesinin uyum içinde, şehir sakinlerinin ve ziyaret edenlerin zevk alabilecekleri bir hızda yaşanmasıdır. Yerel zanaatları, tatları ve sanatları sadece eskilerin hatırlayabildiği kavramlar olmaktan çıkarmak için, bunları çocuklarımızla ve misafirleri­mizle paylaşmaktır. İnsanların kendi sağlıklarını ön planda tutmalarıdır. Bunu gerçekleştirmek için, hava, gürültü, ışık ve elektromanyetik kirliliklerin sürekli kontrol edilmesi ve sağlığı tehdit et­meyecek boyutta tutulmasıdır. Çöp toplama saatlerinden ilaçlamaya kadar birçok konuda önlem almak ve uygulamaktır. Yerel üreticileri desteklemek ve onların ürünlerini satabilecekleri satış merkezleri oluşturmaktır. Çevreye ve insana zararlı olmayan al­ternatif ve yenilenebilir enerji kaynaklarının teşvik edilmesidir. Belki de en önemlisi bir şehrin, dünyada binlerce birbirinin aynı şehirden kendini farklılaştırmasıdır.”

Seferihisar Belediyesi, Sakin Şehirler Birliği’ne üye olarak ülkemizdeki diğer kentlerimize örnek oldu. Tüm Seferihisarlılar yukarıda sıralan amaçları gerçekleştirmek için seferber olmuş durumdalar. Aynı idealleri gerçekleştirmek için, Muğla’nın Akyaka beldesinde de hummalı bir faaliyet var. Değerli dostum Armağan Kaynar’ın yaşadığı Akyaka, cennet gibi bir yer olan Gökova Körfezi’nde yer alıyor.  Akyaka Belediyesi ve Akyaka Kent Konseyi önderliğinde, Sakin Şehirler Birliği’ne üyelik için çalışmalar yürütülüyor. Bu doğrultuda 17 Nisan 2010’da bir halkoylaması yapıldı. O tarihte ben de Akyaka’da bulunuyordum. Ziyaretçileri de bilgilendirerek halkoylamasına davet ettiler. Ben de ‘Cittaslow birliğine katılıma evet’ oyu verdim. 78 hayır oyuna karşılık 811 evet oyuyla, Akyaka’nın ‘Sakin Şehirler Birliği’ üyeliğine başvurusu halk tarafından uygun görüldü. Akyaka Belediyesi, resmi işlemleri en kısa zamanda tamamlayacak.

Diğer kentlerimizin de Seferihisar’ı ve Akyaka’yı örnek almalarını diliyorum.

 

METİN KÖMBE

21-05-2010 YENİ ŞEBİNKARAHİSAR GAZETESİ-ŞEBİNKARAHİSAR

 

5
0
0
Yorum Yaz