CUMALIKIZIK

2010-02-22 23:34:00

Tarihi dokusu korunmuş, kültürel ögeleri kuşaktan kuşağa aktarılarak bu günlere gelmiş köyleri ve kentleri tanıtmaya devam ediyorum. Bursa’daki Cumalıkızık Köyü de bunlardan birisi. Uludağ’ın güney eteklerinde kurulmuş olan 5 kızık köyünden birisi olan Cumalıkızık’ın kuruluşu yaklaşık 1300’lü yıllara denk gelmektedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı belgelerinde Cumalıkızık hakkında şunlar yazıyor: “Osmanlı sivil mimarisinin en görkemli köy yerleşimini günümüze ulaştıran Cumalıkızık, son yıllarda ülkemiz yanında tüm dünyada da tanınmaya başlamıştır. Cumalıkızık kültür varlıkları yanında doğal varlıklarca da zengindir. Osmanlıların Bursa'da ilk yerleştikleri bölgelerden olan Cumalıkızık, 180'i halen kullanılan, bazılarında ise koruma ve restorasyon çalışmalarının yapıldığı toplam 270 ev ile Osmanlı dönemi konut dokusunu günümüze taşımaktadır. Bursa yakınlarında kurulan Osmanlı Beyliği, kuruluşundan kısa zaman sonra bölgeye hakim olmayı başarmış, 1326 yılında Bursa'yı, 1331 yılında İznik'i fethederek yörede varlığını kesin olarak kabul ettirmiştir. Böylece Osmanlı halkının bu topraklara yerleşerek kentler ve köyler oluşturması sağlanmıştır. Cumalıkızık bir vakıf köyü olarak kurulmuştur ve bu özelliğini yerleşim dokusuna, konut mimarisine ve yaşam biçimine yansıtmıştır. Uludağ'ın kuzeyindeki dik etekler ile vadilerin arasında sıkışıp kalan yöre köylerine bu konumlarından dolayı ‘kızık’ adı verilmiştir. Köylerin birbirlerinden ayrılması için de dereye yakın olanına Derekızık, Fidye verene Fidyekızık ve Kızık köylerinden topluca gidilerek cuma namazı kılınan köye de Cumalıkızık adları verilmiştir.” Cumalıkızık sahip olduğu bozulmamış tarihi dokudan dolayı da birçok d... Devamı

TAŞELİ DOĞA GEZGİNLERİ GRUBU 79.YÜRÜYÜŞ

2010-02-15 18:50:00

79. yürüyüş güzergahı: Silifke-(Araçla 40 km.)-Mara yolu (Topun alanı)-(Araçla 40km.)-Silifke Tarih: 14-02-2010 Pazar Yol uzunluğu: 7km.   Katılan sayısı: 16   Katılanlar: Metin Kömbe-Adnan Apaydın-Erol Taşçı-Muzaffer Kuztaş-İrfan Çanakçı-İmdat Kömbe-Fatma Apaydın-Olcay Taşçı-Nuriye Kuztaş-Kaan Kuztaş-Koray Taşçı-Meliha Taşçı-Joe Clarke-Lütfiye Clarke-Deniz Clarke-Katı Kamera: Metin Kömbe   Karda yürüyüş ve piknik amacıyla bu gezi yapıldı. Mara yolundaki Topun alanına gittik. Yol boyunca 7 km.lik bir yürüyüşün ardından piknik yaptık.         ... Devamı

EĞRİBEL’E TÜNELİ HALK YAPACAK

2010-02-15 18:43:00

Gazetemiz Yeni Şebinkarahisar, yıllardır Eğribel’e tünel ihtiyacını bıkıp usanmadan yazıyor ve gündemde tutuyor. İnternetin yaşamımıza girmesiyle birlikte, Şebinkarahisar’la ilgili başta ‘sebinmedya.com’ olmak üzere internet siteleri de bu konu üzerinde hassasiyetle duruyorlar. Öte yandan, 2010 yılının Şubat ayındayız ve Eğribel Tüneli ile ilgili somut hiçbir gelişme yoktur. Bu güne kadar iktidara gelen partiler, sürekli olarak Eğribel’e tünel yapacaklarını vaat ettiler. Ancak, hepsinin vaatleri sözde kaldı. En son AKP’li Ulaştırma Bakanı, yerel seçim öncesi Şebinkarahisar meydanında söz verdi. Ama bu da içi boş bir vaat olarak kaldı. Bu güne kadar ben de Eğribel Tünel’i ile ilgili olarak birçok yazı yazdım. Yapılana kadar da yazmaya devam edeceğim. İki yıl önce (29-01-2008) yazdığım “Eğribel’e Tüneli Kim Yapacak?” başlıklı yazımda bakın neler demişim: “Şimdi eğri oturup doğru konuşalım. Eğribel’e tüneli kim yapacak? Evet, kim yapacak? Eğribel’e tünel yapacak olan da, Şebinkarahisar’ı il yapacak olanda yöre halkıdır. Peki, bu nasıl olacak? Aslında, Eğribel’e tünel yapılmaya başlandı bile. Yapılan miting ve yürüyüşle, tünele ilk kazmalar vuruldu. Duraklamadan tünel kazılmaya devam edilmeli. Yani eylemler devam etmeli. İkinci eylem, tüm halkın, kazma küreklerle Asarcık’ta tüneli kazmaya başlaması olmalı. Bu arada acilen, AKP’nin Şebinkarahisar, Alucra, Çamoluk ilçe örgütleri topluca istifa etmeli. Yeni yönetim oluşturmak için de hiç kimse talip olmamalı. Yine bu günden tezi yok, “Eğribel’e tünel inşaatı başlayana kadar, bütün seçimleri boykot ediyoruz” diye ilan edilmeli. Bugüne kadar oy verilenler, Eğrib... Devamı

ETİ ÇEKÜL KÜLTÜR ELÇİLERİ PROJESİ

2010-02-15 18:37:00

Yazılarımda ÇEKÜL Vakfının projelerinden sıkça söz ediyorum. Tarihi Kentler Birliği’nin motoru da olan ÇEKÜL Vakfı, tarihi ve doğal varlıklarımızın çocuklarımıza tanıtılması ve onların bu değerlere sahip çıkmaları için, ETİ firması ile birlikte ‘ETİ ÇEKÜL Kültür Elçileri Projesi’ni yürütüyor. 17 kentte uygulanması planlanan proje, bu güne kadar Taraklı, İzmir, Çorum, Yozgat ve Burdur’da yaşama geçirilmişti. Proje son olarak da Hatay, Karadeniz Ereğli ve Kilis’de başarıyla tamamlanmış. Proje, uygulandığı kentlerde valiliklerin, kaymakamlıkların, belediyelerin ve sivil toplum örgütlerinin desteği ile yürütülüyor. Seçilen öğrencilere, kentin tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve kültürel değerleri anlatılıyor ve geziler düzenleniyor. Son yapılan ‘Kültür Elçileri’ çalışmaları ile ilgili olarak ÇEKÜL’den yapılan açıklama şöyle: “Her eğitim uygulamasında olduğu gibi Hatay’ın Kültür Elçileri de ‘kültür’ kavramını tartışarak eğitime başladı. Etkin katılımın sağladığı tartışmada, doğa-insan-kültür bağlantısı kuruldu. Kültür Elçileri daha ilk günden doğal ve kültürel mirasın korunması için oluşturmaya başladıkları bilinci şu cümlelerle özetledi: ‘Doğa olmazsa insan olmaz, insan olmazsa kültür, kültür olmazsa hayat olmaz. Çünkü kültür, hayatın anlamıdır.’ ‘Bazen ihtiyaçlarımızdan fazlasını karşılamak üzere doğal alanları yok ediyoruz. Doğal bir alanın yok olması, insanın intihar etmesi gibi bir şey. Çünkü aldığımız oksijeni kendi elimizle dünya üzerinden silmiş oluyoruz.&rsquo... Devamı

ŞEBİNKARAHİSAR NASIL İL OLACAK?

2010-02-15 15:40:00

ŞEBDER Başkanı Prof. Dr. Yener Aytekin’in, sebinmedya.com sitesinde Şebinkarahisar’ın il olması konusunda üç yazısı yayınlandı. (Sanıyorum bu yazılar gazetemizde de yayınlanacak.) İkinci yazısı yayınlandıktan sonra kendisini telefonla arayarak teşekkür ettim ve bu doğrultuda yaptığım girişimleri kendisine özetledim. Sayın Aytekin, ‘Şebinkarahisar’ın Tekrar İl Olması’ başlıklı yazısında, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu güne değişen il sayısını kısaca özetledikten sonra, basında yer alan il olacak ilçelerden söz ediyor ve bunların içinde Şebinkarahisar yok diyor. Şebinkarahisar’ın il olabilmesi için de neler yapılması gerektiğini çok güzel irdelemiş. “Şebinkarahisar’ın il olabilmesi için ‘önemli sayılan kimselerin kayırması’ gerekmemelidir. Şebinkarahisar’ın alt yapısının hazırlanmasında yapılan işler ...mış gibi göstermek yerine, Şebinkarahisar’ı şehircilikte daha üst sıralara taşımalıdır.Yapılan işlerden Şebinkarahisar, geçici değil, kalıcı olarak yararlanmalıdır. Şebinkarahisar ile birlikte, 1933 tarihinde 1297 no. lu kanunla, varidatı, sarfiyatını karşılamıyor gerekçesi ile il iken ilçe haline getirilen yerleşim yerleri (Şebinkarahisar, Silifke, Aksaray, Osmaniye, Artvin, Hakkâri), Şebinkarahisar ve Silifke dışındakiler tekrar il yapılmıştır. İl olmak çabalarını etkin hale getirmek için TBMM'ne başvuru yapmak gerekiyor. Silifke’nin isteği Silifkeli milletvekilleri tarafından ilgili yerlere iletilmiş ve gerekli çalışmalar yapılmış olduğundan komisyonlarda sıra bekliyor. Şebinkarahisar için kanun teklifini kim verecek. Bunu yapması gereken yerlere isteğimiz nasıl ulaştırılacak.” Sayın Aytekin, bu yazısında Silifke örneğini, üçüncü yazısında da Osmaniye örneğini... Devamı