DEMİREL SÜTTEN ÇIKAN AK KAŞIKMIŞ (!) (3)

2006-11-02 00:34:00

Sayın Süleyman Demirel; Gazeteci Hasan Cemal’in, sizinle yaptığı röportajı, Milliyet Gazetesi’nde okuduktan sonra, hemen kendisine telefon açtım. Yurt dışında olduğunu söylediler. Sizinle yapmış olduğu röportajla ilgili görüşeceğimi söyleyerek telefonumu bıraktım ve aramasını söyledim. Daha sonra gazetenin okur temsilcisini aradım ve görüşlerimi ilettim. Öncelikli amacım gazeteyi ve Hasan Cemal’i eleştirmekti. Ülkemizin ihtiyacı olan çözüm yollarını manşete taşımaları gerekirken, yıllardır görüşlerini açıklayan, çeşitli yönetim kademelerinde bunları uygulayan, ancak başarısız olan insanları ve fikirlerini gündemde tutmaya çalışmalarını yadırgıyorum. (Örneğin: Siz, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, R. Tayyip Erdoğan, Erdal İnönü, Deniz Baykal, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz, Kemal Derviş v.s.) Burada, Kemal Derviş bu kategoriye girmiyor, o daha yeni denebilir. O ayrı bir ızdırap. Aylardır Kemal Derviş’le yatıp, Kemal Derviş’le kalkıyoruz. Ekonomimizi yönetmek üzere TBMM’nin 550 üyesinden bir kişi bulamadık. Hadi orada yoktu, 70 milyonluk nüfusumuzun içinden de aradık, taradık bulamadık(!) ve dışardan adam ithal ettik. Bu, birçok yurttaş gibi benimde onuruma dokunuyor. Gazeteye görüşlerimi iletirken, sadece sizin isminizi değil, yukarıda sıraladığım isimlerin birçoğunu söyledim. Bunu özellikle vurgulamakta yarar görüyorum. Evet, ben de diyorum ki: -Emanet yeni olana değil, ehline verilmelidir. -Halk, liyakatli kişiler aramaktadır. -“Yakışıklı adam, iyi giyiniyor, iyi konuşuyor” diye halk seçmez. -Halk seçeceği adamda ehliyet arar. Bunlar mutlak doğru şeyler. Bunları kimin söylediği bir bakımdan hiç önemli değil, bir bakımdan da çok önemli. Hasan Cemal’e gönderdiğiniz ikinci açıklamada; “Ya protesto edilen neymiş? Demirel’le konuşulması ve onun düşüncelerinin ne olursa olsun, yayılması. Bu protesto ediliyor. Bu tepki değil, karşı fikir de değil. Baskıdır. Kendisine her türlü hakkı tanıyanlar,... Devamı

DEMİREL SÜTTEN ÇIKAN AK KAŞIKMIŞ (!) (2)

2006-11-02 00:28:00

Hasan Cemal, Süleyman Demirel, Milliyet okurları, Yavuz Baydar, Hasan Pulur ve Meral Tamer derken, tartışma gittikçe büyüdü. Bu arada, ben Hasan Cemal’i sürekli arıyorum, not bırakıyorum, o beni bir türlü aramıyor. Holding medyasının yazarlarının, okurlara pek ilgi göstermediklerini başka örneklerle de yaşadım. (Yine Milliyet Gazetesi yazarı olan Derya Sazak’la görüşebilme serüvenimi ileride sizlerle paylaşacağım.) Beni aramaya tenezzül etmeyen Hasan Cemal, 24-07-2001 tarihindeki köşe yazısında, Demirel’den gelen ikinci açıklamaya hiç kısaltmadan aynen yer verdi. Açıklama şöyle idi; “Benimle yapmış bulunduğunuz ve 12 Temmuz 2001 tarihli gazetenizde neşretmiş olduğunuz söyleşi ile ilgili olarak size, 20 Temmuz 2001 tarihli yazınız üzerine gönderdiğim açıklamayı 22 Temmuz 2001 tarihli nüshada neşrettiniz. Orada, Demirel’in protesto edildiği haberi üzerine ‘nesinin’ protesto edildiğini sormuştum. Milliyet Gazetesi’nin 23 Temmuz 2001 tarihli nüshasının 19. sayfasında Sayın Yavuz Baydar’ın verdiği bilgi ile bir ölçüde aydınlandım. 12 Temmuz 2001 tarihli yazınızda yer alan; -Emanet yeni olana değil, ehline verilmelidir, -Halk liyakatli kişiler aramaktadır, -“Yakışıklı adam, iyi giyiniyor, iyi konuşuyor” diye halk seçmez, -“Seçeceği adamda ehliyet arar” şeklindeki sözlerim veya onun dışındaki diğer beyanlarım protestoya uğramamış. Ya protesto edilen neymiş? Demirel’le konuşulması ve onun düşüncelerinin ne olursa olsun yayılması. Bu protesto ediliyor. Bu tepki değil, karşı fikir de değil. Baskıdır!... Kendisine her türlü hakkı tanıyanlar, başkasına hak tanımayacak. Böyle bir tartışma olmaz. İki okurunuzun bana atfettikleri kusurların hiç birisini kabul etmem. Onlar, benim siyasi muhaliflerim ve muarızlarımın yakıştırmalarıdır. Onları tartışmaya değer de bulmam. Herkes kendi idaresinden, zaafından sorumludur. Benim sorumlu olduğum Türkiye’de değilsiniz. Başka bir siyas... Devamı

DEMİREL SÜTTEN ÇIKAN AK KAŞIKMIŞ (!) (1)

2006-11-01 23:46:00

Anlı şanlı holding medyasının Kemal Derviş’i ve R. Tayip Erdoğan’ı parlattığı günlerdi. Milliyet Gazetesi yazarı Hasan Cemal 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’le bir söyleşi yapmış ve bu söyleşi 12 -07-2001 tarihinde Milliyet’te manşetten yayınlanmıştı. Bu söyleşide Demirel, “Unumu elemedim, eleğimi asmadım… Emanet yüzü yeni olana değil, ehline verilmeli. Halk, yakışıklı adam, iyi giyiniyor, iyi konuşuyor diye seçmez…” demiş. Yani Kemal Derviş’e ve R. Tayyip Erdoğan’a karşı çıkmış ve yeniden siyasete gireceğinin sinyalini vermiş. Bir yurttaş ve gazetenin okuru olarak bu duruma tepkimi gösterdim. Önce Hasan Cemal’e telefon açtım, ancak ulaşamadım. Sekreterine not bıraktım ve arama nedenimi de söyledim. Bir ses çıkmayınca, birkaç kez daha arayıp not bıraktım, yine bir yanıt alamadım. Bunun üzerine gazetenin okur temsilcisi (onlar OMBUDSMAN diyorlar) Yavuz Baydar’ı aradım ve telesekreterine eleştirilerimi ilettim. Hasan Cemal, 20-07-2001 tarihli köşe yazısında, Demirel’le yaptığı söyleşiden sonra, Demirel’i protesto eden tepkiler aldığını belirtti. Cemal, 22-07-2001 tarihli köşe yazısında ise, Demirel’den gelen bir açıklamaya yer verdi. Demirel bu açıklamada özetle, “Sayın Cemal, benim protesto edildiğimi söylüyorsunuz, ama bunun içeriğine değinmemişsiniz, bunu öğrenmek istiyorum” diyor. Bir gün sonra (23-07-2001), okur temsilcisi Yavuz Baydar köşesinde, “Demirel itirazı” başlığı altında okur tepkilerine yer verdi. Baydar’ın yazısı şöyle idi: “ ‘Halk Yakışıklı Diye Oy Vermez’ manşetiyle aktarılan, Hasan Cemal’in eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’le mülakatına ne denli yoğun tepki geleceğini pek azımız tahmin etmişti. Şiddetli bir sağanak altında kaldık. 60 kadar okur aradı. İkisi hariç tümü de, ‘kuyudan adam çıkarmak’, ‘eskiyi yeniden pazarlamaya alet olmak’, ‘iyice yıpranmış birisini çar... Devamı

SAVAŞIN ÇEVRE BOYUTU

2006-11-01 23:37:00

Savaş, neresinden bakılırsa bakılsın, hem insanlar, hem de doğadaki diğer canlılar için bir felakettir. Gazeteler Irak’taki kuşların bu sene savaş sebebiyle erken göç ettiğini yazıyor. Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Sıkı, “Irak’ta başlayan savaş göçmen kuşları ‘ ürküterek’ erken göçe zorladı. Uşak’ta görülen pelikanlar ile Nusaybin, Cizre taraflarına gelen yırtıcı kuşlar zamansız gelmişlerdir. Üremek için güneyden kuzeye göç eden kuşların, başka bölgelere dağılması veya başka yollar araması hayatlarını tehlikeye düşürebileceği gibi soylarının da azalmasına neden olabilecektir” diyor. Evet, insanların yaşamını düşündüğümüz kadar, kuşlarınkini de düşünmeliyiz. İnsan olmanın biricik kuralı bu olsa gerek. Diğer canlıların olmadığı bir doğada (tabiî ki buna doğa denebilirse) insan da yaşayamaz. Atılan tonlarca bomba ve ateşe verilen petrol kuyuları büyük çevre tahribatına sebep oluyor. Bundan etkilenen sadece Irak değil. Başta ülkemiz olmak üzere, Ortadoğu, Kafkasya ve hatta Orta Asya’ya kadar uzanan bölge tehdit altında. Rus bilim adamları, petrol kuyularındaki yangınlar sonucu oluşan dumanın atmosfere kanserojen maddeler karışmasına yol açacağını belirtiyorlar. Uzmanlar ayrıca, çok sayıda petrol kuyusunda yangın çıkmasıyla oluşacak dumanın güneş ışınlarının dünyaya ulaşmasını engelleyeceğini, bu durumun büyük bir bölgede ısının düşmesine yol açacağını vurguluyorlar. İnsanlar, sanayileşme ile birlikte doğayı tahrip etmeye başladı. Doğal kaynaklar, sanki sınırsızmış gibi, bilinçsizce tüketildi. Savaşlar ise, bu doğa katliamını katmerleştirdi. Irak’ta, ABD ve İngiltere’nin işi zor görünüyor. Bir tarafta işgalciler, diğer tarafta vatanını savunanlar var. Vatanını savunanlar er ya da geç mutlaka başarıya ulaşacaktır. 09-04-2003 SESİMİZ GAZETESİ-SİLİFKE ... Devamı

FOTOGRAFLAR

2006-10-27 17:34:00

Şu ana kadar Silifke ve çevresinden 100'ün üzerinde fotoğrafı ekledim. Ayrıca Mut ve Karadeniz'den de fotograflar var.  Fotograflari tek tek sayfada gorebileceginiz gibi akar sekilde (slide show) olarak da izleyebilirsiniz.. Albumleri gormek icin lutfen BURAYA tiklayin. Devamı