ÜÇÜNCÜ BOĞAZ KÖPRÜSÜ

2010-06-01 15:20:00

Şuraya mı yapılacak, buraya mı yapılacak derken, İstanbul Boğazı’na yapılması planlanan 3. köprünün yeri hükümet tarafından belirlenmiş. Üçüncü bir köprüye karar verilirken ve bu köprünün yeri belirlenirken, hükümet ilgili kuruluşlara (en başta TMMOB) ve halka danıştı mı? Hayır danışmadı. ‘Ben ne dersem odur’ tavrını sergiledi. Bu konuda Mimarlar Odası’nın aşağıda yer verdiğim açıklamasına aynen katılıyorum.

“3. Boğaz Köprüsü sadece İstanbul'u değil, Trakya ve Güney Marmara'yı da olumsuz etkileyecek. Kent zaten doğal eşiklerini aştı. Ormanlar ve su havzaları etkilenecek. Su daha pahalı, hava daha kirli, trafik daha çekilmez olacak. İşsizlerin, evsizlerin sayısı artacak. 3. Boğaz Köprüsü ‘İstanbul'un ölüm ilanı’ anlamına geliyor.

Kentin can damarlarını tüketecek: İstanbul zaten doğal, ekolojik sınırlarını aşmış bir kent. Bunun en büyük nedeniyse mevcut boğaz köprüleri ve çevre yolları. Yeni plandaki güzergahın yaklaşık yüzde 75'ini kentin kuzeyindeki orman alanları ve su havzaları oluşturuyor. Burada büyük inşaat, bununla gelen yerleşim ve plansız trafik yükü, kenti besleyen bu can damarlarını tüketecek.

Yeni yol, yeni yerleşim, yeni kirlenme demek: Otoyolun inşaat süreci kendi başına bir kirlenme yaratacak. Yolun götürülmesiyle buralarda yeni yerleşmeler oluşacak. Yol yerleşmeleri özendirir. Bunun örneği Sultanbeyli'dir. Orman alanlarına kaçak kentler kurulmaya başlanacak. Yoldaki taşıt trafiğinden kaynaklanan zehirli gazlar, maddeler orman alanlarını, su havzalarını kirletecek. Bu güzergah bütün kuzeyi kat ediyor, Terkos'tan Ömerli'ye kadar su havzalarına ve ormanlık alanlara değip geçiyor. Doğal döngü alanlarına trafiği soktuğunuzda, oradaki canlı yaşamını öldürürsünüz.

Trafik yükü artacak: Hükümetler köprülerin trafik yükünü azaltacağını savunuyor ama bütün bilimsel çalışmalar köprülerin trafik yükünü daha da artırdığını gösteriyor. ÇÖZÜM RAYLI TOPLU ULAŞIMDA. Bu planda raylı ulaşım da yok. Daha çok otomobil satılacak, trafikte daha çok araç olacak. Kentin çeperlerinde oturanlar da, merkezinde olanlar da daha fazla trafikle karşılaşacak.

Su daha pahalı, hava daha kirli olacak: Bu kirlenme, içtiğimiz damacana suyun daha pahalı olması, soluduğumuz havanın daha kirli olması demek. Oysa yaşamak için suya ve havaya ihtiyacımız var.

Toplumsal maliyet: İstanbul'da bu coğrafyanın kaldırabileceğinin beş katı insan yaşıyor. Yeni köprü doğal eşiğini aşmış kentte nüfusu daha da artıracak. Bu daha fazla işsizlik, daha fazla evsiz insan demek.

Otomotiv, inşaat, lojistik sektörlerine kaynak: 6 milyar dolarlık bu projenin temel amacı otomotiv, lojistik ve inşaat sektörlerine daha fazla kaynak aktarmak. Bunun parası bizim cebimizden çıkıyor. Yaşamsal maliyetini de kentte yaşayanlar olarak biz ödüyoruz.

Marmara'yı etkileyecek: Sadece İstanbul'u değil, İzmit köprüsü, Çanakkale geçişiyle Trakya, Güney Marmara da tehdit altında.

Planlarda yok: İstanbul için üretilen planlarda 3. köprü yer almıyor. 100 bin ölçekli planlarda bile, 3. köprünün en büyük ihanet olacağı söylenirken, bu projeyle karşılaşıyoruz. Kanada'da insanlar ormanlarda doğaya zarar vermemek için sinek ilacı bile sıkmıyor. Biz otoyol geçiriyoruz. Halk demokratik tepkisini göstermek zorunda. Hukuk devletinde böyle karar alınamaz.”

Evet, hukuk devletinde böyle karar alınamaz ama maalesef ülkemizde alınıyor. İstanbul’a bir kez daha yazık olacak.

 

METİN KÖMBE

04-05-2010 YENİ ŞEBİNKARAHİSAR GAZETESİ-ŞEBİNKARAHİSAR

05-05-2010 SESİMİZ GAZETESİ-SİLİFKE

 

6
0
0
Yorum Yaz