YANLIŞTA ISRAR NEDEN?

2011-01-24 13:25:00

“1960’lı yılların sonlarında, 1970’li yılların başlarında şöyle bir öngörüde bulunmuştuk; ‘Şayet 10-15 yıl içinde bir nükleer santral kurmazsak karanlıkta kalırız’. 2010 yılındayız ve bugüne kadar nükleer santral yapılmadığı halde karanlıkta kalmadık.”

Yukarıdaki sözler nükleer mühendis Prof. Dr. Tolga Yarman’a ait. Prof. Yarman, 1970’lerde Türkiye’de nükleer santral kurulması için yer seçimi yapan heyetin bir üyesi. O zaman yukarıdaki öngörüden hareketle, Mersin’in Gülnar ilçesine bağlı Akdeniz’in cennet gibi koylarından birisi olan Akkuyu’da, bir nükleer santral kurulmasını kararlaştırmışlar. Ancak bu güne kadar, gerek ekonomik ve siyasi koşullar, gerekse de nükleer karşıtlarının kararlı mücadeleleri sonunda santral yapılamadı. Nükleer santral meselesini, 30-35 yıldır her iktidar temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp milletin önüne koyuyor. Millet bunu yemiyor. Tekrar tekrar neden ısrar ediyorsunuz anlamak mümkün değil.

Akkuyu’da nükleer santral yapımının tekrar gündeme geldiği 1992 yılından bu yana (18-19 yıldır), onlarca konferansa, panele, yürüyüşe ve mitinge katıldım. Nükleer santral yapımını savunanları da dinledim, karşıtlarını da. Gözlem ve değerlendirmelerim o ki, Türkiye’de nükleer santral kurulması çok büyük tuzaklar içeriyor. Son olarak Ruslarla yapılan görüşmeler, yurtsever bilim insanlarımız, siyasetçilerimiz ve gazetecilerimiz tarafından değerlendiriliyor. Varılan ortak kanaat şu; ‘Akkuyu Rusların İncirlik’i olacak.’ Öyle bir anlaşma yapıyorlar ki evlere şenlik. Ruslar, Akkuyu’da bir sömürge bölgesi oluşturacaklar. Adana’da ABD üssü, Akkuyu’da Rusya üssü. Sırada hangi devlet var acaba?

1980 öncesinde, sıkça kullanılan çok güzel bir slogan vardı. ‘Ne ABD, Ne Rusya, Bağımsız Türkiye.’ İşte gün bu sloganı tekrar haykırma günü.

Akdeniz sahilleri sadece nükleer tehditle karşı karşıya değil. Bundan 4-5 yıl önce Silifke’nin Akdere beldesinde bir çimento fabrikası yapımı gündeme gelmişti. Şimdi bir çimento fabrikasının daha yapımı gündeme getiriliyor. Silifke’nin Çadırlı köyüne çimento fabrikası kurulacakmış. Sektör olarak tarımın ve turizmin en gözde olduğu Mersin’de ve Silifke’de, nükleer santral gibi, çimento fabrikası gibi tarıma ve turizme büyük darbeler vuracak sanayi tesislerinde ısrar etmenin nedeni nedir? Bu bölgede bu tür çevreyi kirletecek sanayi tesisi kurulması doğrultusunda ısrar edenlere şunu sormak gerekiyor; turizm de bir sanayi değil midir? Yıllardır turizmi, ‘bacasız sanayi’ olarak slogan haline getiren biz değil miyiz? Akdeniz’in cennet koylarına nükleer santrali, Karadeniz’in tabiat harikası derelerine, vadilerine hidroelektrik santralleri, olur olmaz yerlere çimento fabrikalarını kurarak bu memleketin gelişeceğini, sanayileşeceğini zannedenler büyük yanlışlar yapıyorlar. Bu yanlışlarda ısrar edilirse, doğası katledilmiş, tarımı ve turizmi bitirilmiş, beton ve demir yığınından oluşan bir ülke kalır gelecekte.

Sanayileşmeye tabii ki evet, ancak planlı, programlı ve doğru yere yapılması kaydıyla.

 

METİN KÖMBE

13-07-2010 YENİ ŞEBİNKARAHİSAR GAZETESİ-ŞEBİNKARAHİSAR

14-07-2010 SESİMİZ GAZETESİ-SİLİFKE  

27
0
0
Yorum Yaz