YOLSUZLUK VE DOKUNULMAZLIK

2010-04-07 19:00:00

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak’la ilgili rüşvet suçlamaları gündemin tepesine oturdu. Aytaç Durak hakkındaki şaibeler aslında yeni değil. Belediye Başkanlığında hem süre olarak, hem de değiştirdiği parti sayısı olarak rekor kıran Durak, sahip olduğu servetle de Türkiye’nin en zenginleri listesine girebilecek durumda. Durak, kelimenin tam anlamıyla ‘her devrin adamı’. 1984’den beri (1989-1994 dönemi hariç) Adana’da belediye başkanlığı yapıyor. Girip çıkmadığı parti kalmadı. Sırasıyla ANAP, DYP, AKP ve MHP’den belediye başkanı seçildi. Şimdi Devlet Bahçeli’nin talebi üzerine MHP’den istifa etti. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın, yakında kendisine bir başka parti bulur. Çünkü, bu konuda çok tecrübeli ve becerikli.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Bahçeli’nin Aytaç Durak’a istifa çağrısını, “Alsaydık biz alırdık. Biz neden CHP’ye almadık”diye değerlendirmiş. Baykal bu konuda şunları söylemiş: “Hakkını yemeyelim, Tayyip Bey de onu aday yapmadı. Onur Öymen de şahittir. Bize geldi, hatta çocuğu da vardı. Hemen kapıyı kapattık Sayın Bahçeli’den de böyle bir tavır beklerdik. Belediyeleri kişilerin ipoteğinden kurtarmak gerekiyor. Partiye alsaydık Adana’yı biz kazanırdık. Biz neden almadık CHP’ye? Siyasi partilerin haklarında pek çok iddialar bulunan isimleri, seçim başarısı uğruna bünyelerine katmaları doğru değil. MHP de aday göstermeseydi, Durak siyasetten silinecekti.”

Evet, MHP Aytaç Durak’a kapısını açmakla büyük bir hata yapmıştır. Gömlek değiştirir gibi parti değiştiren bir politikacı, girdiği her partide mutlaka sorun çıkarır.

Türkiye’de adı yolsuzluğa bulaşan belediye başkanı sadece Aytaç Durak değil. Özellikle Turgut Özal döneminde belediyelere büyük yetkiler verilmesiyle birlikte, rüşvet ve yolsuzluk olayları çok büyük artış gösterdi. Rüşvetin partisi, dini, imanı yoktur. ‘Benim memurum işini bilir’ diyen bir Başbakan’ın, Cumhurbaşkanı’nın yönettiği bir ülkede, rüşvetin ve yolsuzluğun olmasına değil, olmamasına şaşmak gerekir.

Rüşvet ve yolsuzluk, az ya da çok devletin her kademesinde rastlanılan bir olgu. Adı yolsuzluk olaylarına karışmış politikacıların birçoğu, milletvekili seçilerek dokunulmazlık zırhına bürünüyor. Dokunulmazlık zırhının arkasına gizlenen milletvekillerinin suçları sadece rüşvet ve yolsuzluk değil tabii ki… Şu anda meclisteki vekiller hakkında 587 adet fezleke bulunuyormuş. Haklarında fezleke bulunan milletvekillerinin yargılanabilmeleri için de dokunulmazlıklarının kaldırılması gerekiyor. AKP’li vekiller hakkında 120, CHP’liler hakkında 57, MHP’liler hakkında 24 ve BDP’liler hakkında ise 383 dosya bulunuyormuş. Milletvekillerine yönelik suçlamalar içinde özellikle AKP’lilere yönelik olanlar çok dikkat çekiyor. Suçlamalar arasında tecavüzden eşe şiddete, sahtekarlıktan karşılıksız çeke ve uyuşturucudan hırsızlığa kadar pek çok iddia yer alıyor.

Kısacası, Belediye Başkanları ve milletvekilleri oylarını ve vekaletlerini aldıkları halka olumlu yönde örnek olacaklarına, tam tersi olumsuz eylemleriyle kötü örnek oluyorlar. Kolay yoldan, çalıp çırparak zengin olma meşrulaştırılıyor.

Çifte standarda neden olan dokunulmazlık zırhı derhal kaldırılmalıdır. Aytaç Durak da, onun gibi yolsuzluk ve rüşvetle suçlanan milletvekilleri de yargılanmalıdır.

 

METİN KÖMBE

19-03-2010 YENİ ŞEBİNKARAHİSAR GAZETESİ-ŞEBİNKARAHİSAR  

1
0
0
Yorum Yaz